Gösterim: 59 defa | Yorum yok » | Kategori: Türkçe
Sözcükte anlam özellikleri 1) Gerçek (temel) anlam: bir sözcüğün ilk ve asıl anlamına denir.yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır. 2) Yan anlam: bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır. 3) Mecaz anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır. * adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek) * partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan) * bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz) * balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek) * hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan) * senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz) * caminin minaresi çok inceydi. (gerçek) * duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan) * bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz) * sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına geçmiştik. (gerçek anlam) * yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık günler bizi bekliyor. (mecaz) * arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz) * bu masanın ayağı oynuyor. (yan) * çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek) 4) Terimsel anlam (terim): bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir. * nota müziğin anahtarı gibidir. * rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak. * marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor. * güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi. * matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi istedi. * şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına redif denir. Not 1: bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir. * polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma) * sinop burnu türkiye’nin en kuzey noktasıdır. (terimleşme) Not 2: bir sözcük birçok dalda terim olabilir. * bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir. * dört, kök dışına iki olarak çıkar. * hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir. 5) yansıma sözcükler: doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir. * bu köpek neden havlıyor? * bir patlama sesiyle irkilmiştik. * bu aylarda kediler çokça miyavlar. * bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı. * köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık. 6) eş anlamlı ( anlamdaş) sözcükler: yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir. * siyah —- kara , * beyaz—– ak, * zengin—-varlıklı, * zengin— varlıklı, * fakir—-yoksul , * rüzgar—- yel, * üzüntü—–keder, * öykü—hikaye, * eser— yapıt, * edebiyat— yazın, * cümle—- tümce * kelime— sözcük 7. Zıt (karşıt) anlamlı sözcükler: Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir. * sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin. * ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz. * kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum. * aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. * yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini anlıyorum. Not: zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırıl -mamalıdır. * tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt) * bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz) 8) sesteş ( eşsesli) sözcükler: yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir. * yılanı gören at birden şaha kalktı. * mutfaktaki pislikleri çöpe at. * al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al. * gül: “gül.” Dedi, bülbüle. * kalem böyle çalınmıştır yazıma yazım kışıma uymaz, kışım yazıma * kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar geldi. Uyarı: bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır. * bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam ) * omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam ) * bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş ) Not: sesteş sözcükler genellikle halk edebiyatında cinaslı manilerde kullanılır. 9. Somut ve soyut anlamlı sözcükler: varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiği- miz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürüt- me yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur. * çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut) * ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut ) Özellik 1: somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir. * anne - lik , insan - lık somut soyu yaptı somut soyut yaptı Özellik 2 :Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cüm- leye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur. * ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma) * kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma) * titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma) * bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma) * kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma) * sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma) * nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma)
Özellik 3 : soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla ben- zetme yoluyla somut hale getirilebilir. Buna somutlaştırma denir.
* hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır. * yalnızlık , bir çiçektir. * sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir. * arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür. * bu düşünceler, zamanla çürüyecektir. * vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir öpücüktür.
Özellik 4 : gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur. * annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut ) * ferhat, şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut ) * çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut ) * bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut )
10) nitelik ve nicelik anlamlı sözcükler: bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir.
* az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel ) * bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel ) * çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel ) * iki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel) * kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik )
Uyarı: bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de. * yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel ) * o iyi bir insandı. ( nitel ) * bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini çekemem. ( nicel, nitel ) * bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel)
görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü – miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir.
10. Genel ve özel anlamlı sözcükler: Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : varlık- canlı- hayvan- keçi- ankara keçisi.
* çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. Si 1. Sine göre daha özel) * kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel) * bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel ) * eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel) * okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )





