Gösterim: 50 defa | Yorum yok » | Kategori: Program Geliştirme
PROGRAM GELİŞTİRMENİN FELSEFİ TEMELLERİ Felsefe, bir okul için düşünce tarzını, görüşleri, inançları yansıttığı ve hedef ile içeriği etkilediğinden program geliştirmede önemli bir yer tutar. Felsefe, kişisel inanç ve değerlerimizle ilgilenmemize, kim olduğumuzu, var olma nedenimizi ve bir ölçüde nereye gideceğimizi anlamamıza yardımcı olur. Gerek bireyi, gerekse toplumu ve konu-alanım ele ahrken neye önem verileceğinin temelinde felsefı görüş ve tutumlar vardır. Felsefe, gerçeğin temellendirilmesine dayalı bir bağ kurma süreci ve bu sürecin sonunda elde edilen ürünlerin dirik bir bütünüdür. Temel olarak dört felsefeden söz edilebilir. 1)İdealizm (İdealistlik) İdealist görüş gerçekçiliği ruhsal sayan bir felsefe öğretisidir. Gerçeğe giden yolun sadece bilimsel yöntem olduğunu kabul etmez; sezgisel düşüncenin de bilimsel tutum kadar önemli olduğunu savunur. Bu görüşte değerler mutlaktır ve değişmez bir yapıya sahiptir; gerçek bilgi ise aklın ürünü olan bilgidir. iyi, doğru ve güzelin evrensel olduğunu savunan bu görüşe göre, öğrencilere yaşayan değerler ve bu değerlerle nasıl yaşayacağı öğretilmelidir. Idealizmde gerçek akıldır ve madde bir bakıma onun ürünüdür. Gerçeklerle ilgili olarak, bir yargının doğruluğu, söz konusu yargının diğer yargılarla uyuşmasına bağlıdır. 2)Realizm (Gerçekçilik) Bu görüşe göre varolan her şey gerçektir. Dış dünyanın insan algılarından bağımsız olduğu varsayımından hareket eden gerçekçilikte, maddenin varlığına olan inanç temeldir. Bir savın ya da inancın doğruluğu, dile getirdiği nesne ya da olgunun var olmasına bağlıdır. Duygu ve arzulardan öte akla bağımlı olması, bu görüşü modern bilimin temelini oluşturan nesnelliği yansıtmasına olanak vermiştir. Gerçekçiler, idealistlerin öngördükleri gibi zihnin kendi dünyasını yaratması yerine, insan zihnînin yaşadığı çevre ile bilgi alışverişinde bulunduğunu varsayarlar. 3)Pragmatizm (Yararcılık) Yararcılık, 19. yüzyılda Amerika’da ortaya çıkan bir felsefi akımdır. Yararcılığın özü, bir düşüncenin, bir kavramın ya da bir kuramın bir eylem planı ya da tasarısından başka bir şey olmadığını ve doğruluğun da yalnızca bu düşüncenin başarısından oluştuğu görüşüdür. Bu görüşte önyargıların yeri yoktur. W, James’e göre yararcılık; Amprizm’den daha köklü ve daha az sorunla karşılaşacak bir yöntemdir ve deneyim felsefesinin daha akılcı ve eleştirici bir uygulamasıdır. Bir fikrin, bir inancın ve bir hipotezin sonuçlarını değerlendirerek gerdeğe varma yoludur. Yararcılık, insan deneyimine dayandığmdan eğilim amaç ve yöntemlerinde esnekliğe, sürekli deneme ve düzeltmelere olanak tanır. Buna bağlı olarak eğitimde çıkış noktası konu değil çocuktur. Çocuğun tüm yaşamı bir bütün olduğundan eğitim; yaşama hazırlıktan öte yaşamın kendisidir. 4)Existentialism (Varotuşçuluk) Varoluşçu görüşe göre eğilimin amacı özgürlüklerin artmasıdır. Her bir öğrencinin, kendi değerler sisteminin özgürce ve yetişkinlerin zorlaması olmasızın geliştirilmesine izin verilmeli ve yardımcı olunmalıdır. Fakat bu görüşün eğilim sürecine yaklaşımındaki kesin tutum, bilgi düzeyi, eğitim süreci, birey- grup etkileşimi, öğretmen ve öğrenci konularına ilişkin varolan uygulamaları reddetmesi onun uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, bu görüşü sistematik bir eğitim kuramı olarak görmeyenlerin sayısı oldukça fazladır. Böylesi bir yaklaşımda öğretmenin rolü; ne rekabet eden bir kişilik olarak hizmet eden idealci ve bilgi veren gerçekçi, ne de sorun yaratan durumlarda danışman olarak hizmet eden yararcı bir davranış kalıbı değildir.









