Gösterim: 269 defa | Yorum yok » | Kategori: Öğrenim Psikolojisi
Ögretim ilkeleri
Öğretim, öğrencilere planlanana bilgi, beceri ve değerlerden en gerekli olanları kazandırmak amacıyla sınıf ortamında öğretmenin öğrencilerle birlikte sürdürdüğü etkinliklerdir. “Davranışı değiştirme süreci” olan eğitime, öğretmen açısından bakıldığında ortaya çıkan durumun “öğretim” olduğunu biliyoruz. Aynı sürece öğrenci açısından baktığımızda ortaya çıkan durum ise “öğrenme”dir. Öğretimde Temel Öğeler (unsurlar)
1)Öğrenci, 2)Uyarıcı (Öğretmen, davranış, vb.) 3)Konu (muhteva, içerik) 4)Öğretim yöntem ve teknikleri 5)Ortam (sınıf, laboratuar, vb.) -Öğrencinin kim olduğunu bilmek onun bilgi ve ihtiyaçlarını tanımak onu öğrenme etkinliğine koyabilmede önemli kolaylık sağlar. -Öğretmen aynı zamanda kendisini tanımalı, kendisini geliştirmede nereden başlayacağı hususunda, bir çaba içerisinde olmalıdır. -Öğretmen, konusunu “nasıl öğreteceğim” hususunda da bilinçli bir şekilde irdelemeli ve öğretim ilke, yöntem ve teknikleri hakkında kendisini geliştirmelidir. -Sınıf ortamı hakkında da öğretmenin, yeni gelişmeleri izleyen bir tutumla düşüncelerini geliştirmeli, sınıf ortamının düzenlenmesine ilişkin çağdaş gelişmeleri izleyerek sınıfını ona göre düzenlenmelidir. EŞİTİM-ÖŞRETİM GENEL İLKELERİ
İlke, “davranış kuralı” olarak tanımlanabilir. Öğretimde öğretmen ve eğitimlerin etkili öğrenme ve eğitim için nasıl davranmaları gerektiği hususunda yol gösteren davranış kuralı, eğitim-öğretimin ilkeleri olarak adlandırılmaktadır. Eğitim-öğretimde söz konusu edilen ilkeleri, öğretmen ve öğrencilere kılavuzluk yaparak, daha etkili öğretim için başarılı olmalarına katkı sağlarlar. A)Bütünlük İlkesi
-Bu ilke, eğitimin konusunu oluşturan her şeyde, özellikle de öğrencide bir denge, bir yorgunluk, bir tamlık olması gerektiğini anlatmaktadır. -Eğitim her yönüyle bir bütündür. Çocuk eğitimi açısından bu ilke düşünüldüğünde, eğitimin bedensel, zihinsel, duygusal, toplumsal ve ahlaki bir bütün olarak ele alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Mesela, zihin eğitimine önem vererek sosyal ve ahlaki eğitimi dikkate almayan bir eğitim, çocuğun uyumsuz bir birey haline gelmesine neden olabilir. B)Çocuğa Görelik (Aktüalite) İlkesi Bu ilke, çocuğun gelişimi esnasında ona yapılacak her türlü yardımın, çocuğun içinde bulunduğu gelişim seviyesine uygun olması ile ilgilidir. Henüz okuma yazma öğrenme seviyesine gelmemiş bir çocuğu bu faaliyete koymaya çalışmak doğru değildir. Bu ilkeye göre, eğitim-öğretimde çocuğun gerçek durumuna saygılı olmalı, onun durumuna uygun hareket etmelidir. C)Hayat İlkesi
Gerçekte eğitimin en önemli amacı bireyi hayata hazırlamaktır. Buna göre, hayatilik ilkesi, çocuğa hayat için gerekli olan öğretim konularını tabii ortamında inceletip öğretmek anlamına gelmektedir. Bu ilke eğitimde “faydalı” olan bilgi ve davranışların ciddiye alınması gerektiğini vurgulamaktadır. D)Açıklık (Ayanilik) İlkesi
Bu ilke, öğretmenin duyu organlarıyla, özellikle görme, işitme, dokunma organlarıyla etkileşim sonucu gerçekleşebileceğini anlatır. Bu ilkeye dayanmayan öğrenme, ezbercilikten öte bir anlam taşımaz. Bu ilkeye dayanan bir öğretim, nesnenin kendisini göstererek, ona dokundurarak, uygulama bahçesinde veya atölyede yapılır. E)Açıklık ilkesi
Öğrencinin derste konuşulanlardan, kelimelerden, kendisi için açık ve anlamlı bir tablo tasarlayarak bu kelimeler ve anlamların dışında kalmaması anlamında gelir. Açıklık hem bilgi inşa etmek hem de yaşantı ve beceri kazanmak için önemlidir. Açıklık ilkesi, öğrenmede ne kadar çok duyu organı işe koşulursa o kadar etkili ve tam öğrenme sağlanabileceğini anlatır. Öğretmen anlatacağı nesneyi, mümkünse öğrenciye göstererek, ona dokundurarak, ya da anlatacağı konuyu öğrenciye yaşatarak, öğretmeye çalışması açıklık ilkesi gereğidir. F)Aktivite (İş) İlkesi
Aktivite veya aktiflik ilkesi, çocuğun kendi ilgi, istek ve amaçları doğruları doğrultusunda fiziksel ve zihinsel faaliyet göstermesi veya iş yapması durumunu anlatır. Eğitim-öğretim sürecinin her basamağında bu ilke gereklidir. Bu ilke her derste az çok uygulanabilir. Mesela, bir kompozisyon dersinde öğrencilerin yazacakları konuyu kendilerinin seçmelerine imkan vermek, aktivite ilkesi gereğidir. -Öğretmen sadece bir rehber olmalıdır. -Öğretmenin bu konudaki ilk görevi, öğrencide ilgi ve ihtiyaç uyandırmak olmalıdır.Bu amaçla gezi-gözlem ve inceleme yaptırılabilir. -Öğrencilerin iş yapma istekleri teşvik edilmelidir. -Aktivite ilkesi de eğitimdeki ezbercilik sorununa çözüm olabilecek bir ilke olarak değerlendirilmelidir. G)Sosyalite (Toplumsallık) İlkesi
Eğitimin amaçlarından biri yeni yetişen gençlerin toplumdaki rollerine hazırlanmasıdır. Toplumdaki rollerine hazırlanan gençlerin aynı zamanda sosyalleştikleri söylenebilir. Çocukların ahlak ve irade konularındaki faaliyetleri toplumsallık ilkesi ile açıklanmaktadır. -Hayata hazırlanmaya çalışan çocuk, matematik dersi öğretmeninden de sosyal hayatın davranış kalıplarını öğrenme fırsatı bulmalıdır. H)Bireysellik İlkesi
Eğitimin amaçlarından biri çocuğun sosyalleşmesini sağlamaksa, bir başka amacı da çocuğun bireyselleşmesini temin etmektir.Sınıftaki bütün öğrencilerden aynı derecede ve türde bir başarı göstermesini beklemek bireysellik ilkesini dikkate almamak anlamına geldiği için, öğrencilere yapılabilecek haksızlıklardan biri olarak değerlendirilmelidir. -Bütün öğrencilerin mesela matematikten, aynı başarıyı göstermelerini beklemek onların kişilik özelliklerini dikkate almamak anlamına geleceğinden bireysellik ilkesine ters bir öğretim uygulamasını ifade eder. I) Ekonomiklik İlkesi Bu ilke, öğretimde her zaman ne yapılacaksa, bunların emek, zaman ve enerji bakımlarından “en az olanı” ile yapılması gerektiğini anlatır. Ders konuların işlenmesin, okula ait derslik ve diğer öğretim ortamlarının ve araç-gereçlerinin kullanılması da en az zaman, emek ve enerji ilkesine göre kullanılmalıdır.. İ) Otorite İlkesi
“Otorite “Bir toplumun sosyal, kültürel ve hukuki yapısına uygun olarak ortaya çıkan meşru ve kurumsallaşmış güç kullanımıdır.” -Öğretmen otoriter olmamalı ama otoritesini de hiçbir zaman zayıflatmamalıdır. Otoriter öğretmen gücünü yazılı kurallardan alır ve düzeni sağlamak için çok kez zor kullanmayı otoritesini sağlamasını en kestirme yolu bilir. Oysa gerçek öğretmen, otoritesini yazılı kurallardan çok, kişilik özelliklerinden, bilgisinden alır. -Düzeni öğrencilerle birlikte koyacağı kurallar çerçevesinde sağlar. J)Özgürlük İlkesi
Tags: 2010 öğretmen atama sonuçları, derece, ders, Eğitim, ekonomik, erik, hukuk, istek, konomik, kpss dersleri, kpss sonuçları, lav, Öğrenim Psikolojisi, PARA, Plan, SORU, sosyal, tanımak, TEMA, yaş









