Yazar: FERO CREATION | Tarih: Perşembe, Mayıs 6th, 2010 saat 4:08 pm
Gösterim: 30 defa | Yorum yok » | Kategori: Belirli Gün ve Haftalar

MÜZELER HAFTASI


18-24 Mayıs tarihleri arası Müzeler Haftası’dır. Müzeler Haftası’nda ülkemizin kültür varlıkları tanıtılır. Eski eserlerin korunması, gereÄŸi anlatılır. Müzelerimiz gezilerek milli kültür ve tarih bilgimiz zenginleÅŸtirilir. Hafta içinde açık oturumlar düzenlenir. Uzmanların konferans vermeleri saÄŸlanır. Okullarda Tabiat Varlıkları ve Müzeler köşesi hazırlanır, bu köşede müzecilikle ilgili basında çıkan yazılar sergilenir.


Öğrencilerin müzecilikle ilgili yazıları burada değerlendirilir. Çevrede bulunan eski eser niteliğindeki belge ve kalıntılar bu köşede sergilenir.


Müze; sanat, bilim, tarih, kültürle ilgili eserlerin halka gösterilmek için toplanıp sergilendiği yerlerdir.

Eski eser; belge, anıt ve kalıntılardır. Eski eserler, bize, geçmiş yıllarda insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve yetenekleri hakkında bilgi verirler. Geçmişi öğrenerek bugünü anlamamıza yardımcı olurlar.


Eski eserlerin derlenip toplanması önce İngiltere’de baÅŸlamıştır. imparatorluÄŸun deÄŸiÅŸik yerlerinden toplanan belgeler, kalıntılar, heykeller baÅŸkente getirilerek bugünkü müzenin ilk biçimi oluÅŸturulmuÅŸtur. Daha sonra Avrupa’nın öteki ülkelerinde de benzer çabaların gösterildiÄŸini görüyoruz.


Müzeler başlangıçta halka açık değildi. Müzelerden devlet yöneticileri ile bilginler yararlanıyordu. 1850 yılından sonra müzelerdeki eski eserler sergilenerek halkın ilgisine ve bilgisine sunuldu.


Yurdumuzda müze çalışmaları 1846 yılında Ahmet Fethi PaÅŸa tarafından baÅŸlatıldı. İlk müze İstanbul’da Aya İrini Kilisesi’nde kuruldu. Daha sonra Osman Hamdi Bey zamanında yurdun çeÅŸitli bölgelerinde özellikle Nemrut Dağı’nda eski Sayda kentinde yapılan arkeolojik kazılardan çıkan eserler İstanbul’a getirildi. Bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi kuruldu. Osman Hamdi Beyin ölümünden sonra bu göreve Halit Eldem atandı. Onun zamanında Türk İslam eserlerini içine alan «İslam Müzesi» kuruldu.


1924 yılında Topkapı Sarayı müze olarak hizmete açıldı. 1928 yılında Etnografya Müzesi tamamlanarak hizmete girdi. 1934 yılında Ayasofya müze olarak hizmete sunuldu. Bu arada Konya, Bursa, Manisa, İzmir, Kayseri, Afyon, Antalya, Edirne, Adana illerimizde müzeler açıldı. Açılan müzeler geliştirildi. Eski müzeler onarıldı.


Cumhuriyet döneminde bir yandan müzeler açılırken öte yandan da arkeolojik kazılar yapıldı. Roma Hamamı, Ahlatlıbel, Alacahöyük, AliÅŸar, BoÄŸazlıyan kazıları ilk milli arkeolojik kazılardır. Bu kazılardan çıkan eserler Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir.


Ülkemiz toprakları üstünde birçok uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları, anıtları belgeleri müzelerimizde sergileniyor. Yurdumuzda bugün yüz yirmi yedi müzemiz vardır, bu müzelerde toplam iki milyonu aşan eski eser sergilenmektedir.


Yurdumuza gelen turistlerin büyük bir çoğunluğu bu müzelerimizi gezmektedir. Müzelerimizi zenginleştirmek için bulduğumuz eski eserleri müze yöneticilerine teslim etmeliyiz. Çevremizde izinsiz kazı yapılıyorsa durumu ilgili makamlara bildirmek bir yurttaşlık görevidir.


Yurdumuzun tarihi değerlerine eski eserleri koruyarak sahip çıkmalıyız. Bu onurlu bir yurttaşlık görevidir.


MÜZELERİMİZ


Aşağıda okuyacağınız yazıda müzeciliğimizin dünü ve bugünü özet olarak değerlendiriliyor.


Yüzyıldan fazla bir geçmiÅŸi olan Türk müzeciliÄŸi ilk zamanlar yalnız İstanbul’da ve belirli bir kesime seslenirken sonradan yurt düzeyine yayıl­mıştır. Bugün çaÄŸdaÅŸ batılı müzelerle boy ölçüşecek düzeye eriÅŸmiÅŸtir. Uzun bir süre camilerde, medreselerde, yıkık binalarda çeÅŸitli zorluklarla müzeciliÄŸimizi sürdüren Anadolu’nun müzecilerine bugün çok ÅŸey borçlu olduÄŸu-muzu belirtmeliyiz.


Eski ve yıpranmış müzelerimizin yerine kültür birikiminin zengin olduÄŸu il ve ilçelerde yapılan yeni modern müzelerimiz o kadar çoÄŸalmıştır ki ülkemizi ziyaret eden yabancı turistler bile bu geliÅŸmeyi ÅŸaÅŸkınlıkla karşılamaktadırlar. Bu çoÄŸalma Türkiye’de turizmin geliÅŸmesine baÄŸlanabilir.. Ya da kalkınma harekelerinin normal sonucu olarak kabul edilebilir.


Devletin bunca katkı ve ilgisine rağmen halkımızın müzelere olan ilgisi üzülerek belirtelim ki aynı oranda olmamıştır. Özellikle büyük müzelerimizde yerli ziyaretçi sayısı yabancılardan çok az olmuştur. Bunun nedenleri arasında on beş, yirmi yıl öncesine kadar özellikle Anadolu müzelerinin elverişsiz yapılarda ve tamamen bir depo görünümünde olmaları ve bu duru­mun insan üzerinde yarattığı kötü iz olabilir. Durum şimdi öyle değildir.


Müzeler artık geçmişle aramızda kültür köprüsü kurulan eğitim yerleri olmuştur. Günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış insanların kültürleri, yaşa­yış biçimleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Müzeler yalnız geçmişteki kültür varlıklarının sergilendiği yer değil, aynı zamanda Etnografya, fen, doğa ve folklor müzelerinde yakın geçmişin sanat ve zekâ ürünlerinin ortaya konduğu yerlerdir.


Müzelerimizin görevlerinden biri kültürel varlıkları korumak ise diğeri eğitimdir.


Polonya’daki bir müzenin önündeki şu yazı müzenin önemini çok güzel açıklıyor «Geçmiş, gelecek içindir»


Sabahattin TÜRKOĞLU


MÜZELER HAFTASI – KONUÅžMA


SEVGİLİ ARKADAŞLAR!


18-24 Mayıs tarihleri arası Müzeler Haftası’dır. Bu hafta süresince ülkemizin tarih ve kültür varlıkları tanıtılır. Müzeler gezilerek eski eserleri korumanın önemi anlatılır, milli kültür ve tarih bilgilerimiz zenginleştirilir.


Müzeler; sanat, bilim, tarih ve kültürle ilgili eserlerin sergilendiği yerlerdir. Geçmiş yıllarda yaşayan insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve sanat anlayışlarını, bize bıraktıkları eserlerden öğreniriz. Geçmişi öğrenmek, bugünümüzü anlamamıza yardımcı olur.


Yurdumuzda ilk müze 1846 yılında Ahmet Fethi Paşa tarafından İstanbul’da Aya İrini Kilisesi’nde kuruldu. Bu yıllarda Osman Hamdi Bey tarafından İstanbul Arkeoloji Müzesi, Halit Eldem Bey tarafından da Türk ve İslam Eserleri Müzesi açılmıştır. Daha sonra ise 1924 yılında Topkapı Sarayı Müzesi, 1928 yılında Etnografya Müzesi, 1934 yılında Ayasofya Müzesi gibi önemli müzeler açılmıştır. Günümüzde ise hemen hemen bütün illerimizde müze bulunmaktadır. Müzelerimizi dolduran tarihi eserler yapılan arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılmaktadır. Anadolu’muz dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Eski medeniyet kalıntılarının büyük çoğunluğu hala toprağın altında gün ışığına çıkarılmayı beklemektedir.


Yurdumuza gelen turistlerin büyük bölümü müzelerimizi gezmektedir. Müzelerin zenginleştirilmesi için bulduğumuz tarihi eserleri müzelere teslim etmeliyiz. İzinsiz kazı yapanlar devletimizin güvenlik birimlerine bildirilmelidir. Müzeleri bizim de mutlaka gezmemiz ve yaşadığımız topraklarda bizden önce yaşayan insanları tanımaya çalışmamız gerekir.

Sahip olduğumuz tarihi eserleri korumak ve sahip çıkmak bir yurttaşlık görevidir.


(Ev ve Sınıf Etkinlikleri Antolojisi Kitabı)


MÜZELER HAFTASI – ŞİİRLER


MÜZE


Tarih, sanat, kültürün

Hazinesidir müze.

En gerçek bilgileri

O verir hepimize.


Onunla aydınlanır,

En eski uygarlıklar;

Orada sergilenir

Çok değerli varlıklar.


Müzeleri gezmeyi

Hiç ihmal etmeyelim.

Bilgimize yepyeni

Bilgiler ekleyelim.


Antik eser bulursak,

Verelim müzelere;

Tarihi hazinemiz

Ün salsın ülkelere.


Tarihi eserleri

Özenle koruyalım.

Turisti çektiğini

Her an hatırlayalım.


Her turist yurdumuzun

Döviz, reklam kaynağı;

Onu hoşnut tutalım

Gezsin denizi, dağı.


Böylece hem tanınır,

Hem de gelir sağlarız.

Dünyayı ülkemize

Sevgilerle bağlarız.


Naim YILDIZ


Tags: Belirli Gün ve Haftalar, DEVLET, MÜZE, MÜZELER HAFTASI, MÜZELER HAFTASI - KONUŞMA, MÜZELER HAFTASI - ŞİİRLER, MÜZELERİMİZ

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır