Gösterim: 64 defa | Yorum yok » | Kategori: Fıkralar Hikayeler
Acaba sonun nasıl olacak: Binamaz ile ÅŸeytan arkadaÅŸ olur. Åžeytan binamazın Allah’a secde etmediÄŸini görünce derki: “Yahu! Ben Hz. Adem’e bir kere secde etmekle emrolunduÄŸum halde etmediÄŸim için ilahi huzurdan kovuldum. Sen ise hergün beÅŸ vakit namazda bu kadar secde etmekle emredilmiÅŸken hiçbirini etmiyorsun. Acaba senin halin nasıl olacak?” Kamçı korkusundan kıldım: Hz.Ali bir gün mescitte arabın birinin yanlış namaz kıldığını görür. Hz. Ali gelir arabın yanına oturur, elinde bir de kamçı vardır. Namazı kurallarına uygun olarak yeniden kıldırır. Arap namazı bitirince Hz. Ali: “Åžimdi kıldığın namaz mı hayırlıdır, önceki mi? “diye sorar. Arap “önceki” cevabını verir. Hz. Ali nedenini sorar. Arap da “öncekini Allah rızası için kılmıştım, sonrakini kamçı korkusuyla kıldım” der. Bir günde iki kere alıyorum: Harun ReÅŸid BaÄŸdadın dışındaki bahçeleri gezerken, ihtiyar bir adamın hurma fidanı diktiÄŸini görür, yanına gider ve sorar: -Ey ihtiyar! Hurma aÄŸacı kırk senede meyve verir. Sen ise yaÅŸlısın. Meyvesini yiyemiyeceÄŸin aÄŸacı dikip de ne yapacaksın? İhtiyar cevap verir: -Daha önce gördüğünüz bu aÄŸaçları sırf bizim için dikmiÅŸlerdi. Bende bunu kendim için deÄŸil, benden sonrakiler için dikiyorum. Bu cevap Harun ReÅŸid’in hoÅŸuna gider ve yaÅŸlı adama ihsanda bulunur. Adam verilen parayı aldıktan sonra, eliyle sakalını sıvazlar ve “Allah’a şükür ” der. Harun ReÅŸid:”Niçin şükrediyorsun” diye sorduÄŸunda adam ÅŸu cevabı verir: -Herkes diktiÄŸi aÄŸacın meyvesini kırk senede alır, oysa ben bugün diktiÄŸim aÄŸacın yemiÅŸini bugün alıyorum. Nasıl şükretmem? Harun tekrar ihsanda bulunur. Adam bir kere daha şükrettikten sonra konuÅŸmasını şöyle sürdürür: -Bu defaki şükrediÅŸimin sebebi de ÅŸudur; baÅŸkaları aÄŸaçlarının ürününü yılda bir kere alırken ben bir günde iki kere alıyorum. Ne talihli başın varmış: Adamın birini ÅŸahitlik için mahkemeye götürürler. Kadı ÅŸahidin aranan özelliklerini taşıyıp taşımadığını öğrenmek için bazı sorular sorar ve der ki: “Sen kuran-ı kerim okumayı bilir misin” Adam ” çok iyi bilirim” der. Kadı “ölü yıkamayı” diye sorar. Adam “onu da bilirim.” der. Kadı “peki ölüyü mezara gömerken kulağına bir ÅŸeyler söylerler. Onu da bilir misin?” “evet ” der. Kadı ” ne dersin bakalım?”. Adam “ne talihli başın varmış ki öldün de bizim kadının huzuruna ÅŸahitlik için gelmekten kurtuldun” der. Bizim duvardaki İstanbulmuÅŸ: Esbak Müneccimbaşı Osman efendi filan gece bir yangın çıkacağını söyler. O gece geldiÄŸi zaman ateÅŸin nereden çıkacağını görebilmek için ara sıra evinin üst katına çıkar dolaşırmış. Yine bir kere çıkar, elindeki ÅŸamdan perdelerden birine dokunur, perde birden tutuÅŸur, etrafa sıçrar. Duvarda birde İstanbul manzarası gösteren bir tablo vardır. Osman Efendi, tablonun ateÅŸ aldığını görünce istihracının üzerine olduÄŸunu anlar ve der ki: -Hay Allah iyiliÄŸini versin! MeÄŸer yanacak bizim duvardaki İstanbul muÅŸ.





