Gösterim: 60 defa | Yorum yok » | Kategori: Tarih
Osman(3.) Osmanlı sultanlarının yirmibeÅŸincisi ve İslam halifelerinin doksanıncısı. Saltanatı: 1754-1757 II. Mustafa Han’ın oÄŸlu olup, 2 Ocak 1699′da Åžehsüvar Sultan’dan doÄŸdu. AÄŸabeyi I. Mahmut’tan birkaç yaÅŸ küçük olup, anneleri ayrıdır. ÅžehzadeliÄŸinde mükemmel bir eÄŸitim gördü. Zamanını din, edebiyat ve tıp kitaplarını okuyarak geçirdi. 13 Aralık 1754′te aÄŸabeyi Sultan I. Mahmut Han’ın vefatı üzerine tahta çıktı. Sultan Osman Han’ın kısa süren saltanat devresi sulh ve sükun içerisinde geçti. 1755′te Rus sınırındaki bazı olaylar bu devletle ihtilafa yol açacak gibi göründü ise de, iki taraf da sulhu bozmadı. Mısır’da Memlüklülerin isyan hareketleri kısa sürede bastırıldı. PadiÅŸah ayrıca olaylarda ihmali görülenleri vazifelerinden uzaklaÅŸtırdı. Sadrazam Bahir Mustafa PaÅŸa azledilerek yerine HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa getirildi. Sultan III. Osman Han zamanında dışta görülen bu huzurlu ve hadisesiz geçen devreye nazaran içte çeÅŸitli gaileler veya tabii afetlerle karşılandı. Çok ÅŸiddetli geçen 1755 kışında Haliç dondu. İnsanlar Defterdar İskelesi ile Sütlüce arasında karşıdan karşıya geçerlerken olay uzun süre hafızalardan silinmedi. DiÄŸer taraftan Osman Han devrinde İstanbul’da büyük tahribata yol açan iki büyük yangın çıktı. 28 Eylül 1755′te Hoca PaÅŸa semtinde çıkan yangın, dört kola ayrılarak büyük bir afet halini aldı. Yaklaşık otuz altı saat süren yangın sonunda PaÅŸakapısı da yandığından, sadaret dairesi bir müddet Kadırga limanındaki Esma Sultan Sarayı’na nakledildi. 6 Temmuz 1756′da Cibali taraflarında çıkan yangın ise, geniÅŸleyerek hemen hemen İstanbul’un dörtte üçünü kül haline getirdi. Unkapanı, Åžehzadebaşı, Fatih, Yavuz Selim, Zeyrek, Saraçhane semtleri bir harabe haline geldi. İki bin ev, bin dükkan, beÅŸ yüz seksen deÄŸirmen, iki yüz cami ve mescit, yetmiÅŸ hamam yandığı gibi insan zayiatı da oldu. Yangın ardından, İstanbul’un yeniden inÅŸası için büyük bir imar faaliyeti baÅŸladı. Önceki yıllarda İran harpleri dolayısıyla devletin otorite boÅŸluÄŸundan istifade ederek eÅŸkıyalığa baÅŸlayan leventler, Anadolu’da halka büyük eziyet veriyorlardı. Bu karışıklık Osman Han devrinde daha da arttı. Devlet, bunları Mirili levent adı ile bir teÅŸkilata tabi tutarak emri altına almaya ve ÅŸekavetlerini önlemeye çalıştı ise de bir netice elde edilemedi. Bunun üzerine Osman Han, HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa’yı bunların üzerine göndererek ÅŸiddetle cezalandırdı. Sultan III. Osman Han, padiÅŸahlığının üçüncü senesinde, 29 Ekim 1757′de vefat etti. Yeni Camii yanındaki kardeÅŸi I. Mahmut Han’ın türbesine defnedildi. Sultan III. Osman, fakirlere, düşkünlere çok acıyıp, onlara karşı daima cömert ve ÅŸefkatli davranırdı. Kıyafet deÄŸiÅŸtirmek suretiyle İstanbul’da dolaşır, halkın dertleriyle bizzat alakadar olurdu. Haksızlıkların önüne geçip, tamiri mümkün olanların halline çalışırdı. Müslim ve gayrimüslimlerin kıyafet ve nizamına ve davranışlarını dikkatle takip etti. Kadınların dikkat çekici kıyafetler ile sokaÄŸa çıkmalarını yasakladı. “Kocasının zabtında olan avret kötülük yoluna sapamaz. Kadının ahlaksız olmasında suç, ona sahip olmayan kocasındadır.” derdi. Yalan ve rüşvetle amansız ÅŸekilde mücadele etti. Kim olursa olsun rüşvetçiyle yalancıyı asla affetmedi. İmar faaliyetlerine önem vererek Üsküdar’da İhsaniyye Camii ve İhsaniyye mescidini yaptırdı. AÄŸabeyi I. Mahmut Han’ın baÅŸlattığı cami inÅŸasını bitirerek Nuru Osmaniye adı ile ibadete açtı. Caminin yanına medrese, kütüphane, imaret, sebil ve çeÅŸme de yaptırıp, tamiratı ve masraflarının karşılanması için vakıflar tesis ettirdi. Midilli adası SiÄŸri limanında, Malta korsanlarına karşı bir kale inÅŸa edilerek tahkim edildi. Bab-ı Alî’nin inÅŸası tamamlandı. Ahırkapı feneri de Sultan III. Osman devrinde yapıldı.
Babası: II. Mustafa Han – Annesi: Åžehsüvar Sultan
Doğumu: 2 Ocak 1699 Vefatı: 29 Ekim 1757




