Yazar: FERO CREATION | Tarih: Çarşamba, Şubat 3rd, 2010 saat 5:50 pm
Gösterim: 64 defa | Yorum yok » | Kategori: Tarih

Mahmud(2.)

Osmanlı sultanlarının otuzuncusu ve İslam halifelerinin doksanbeşincisi.

Saltanatı: 1808-1839
Babası: I. Abdülhamid Han – Annesi: NakÅŸ-i Dil Sultan
Doğumu: 20 Temmuz 1786 Vefatı: 1 Temmuz 1839

Küçük yaÅŸtan itibaren yüksek din ve fen ilimlerini devrin kıymetli alimlerinden öğrendi. Amcası III. Selim Han onun yetiÅŸmesine çok itina göstererek, modern askerî ve teknik bilgilerle devlet idaresini iyi bir ÅŸekilde öğrenmesini saÄŸladı. Tahttan indirildikten sonra da yeÄŸeni Mahmut’la sık sık görüşerek, ona tavsiyelerde bulundu. 28 Temmuz 1808′de Alemdar Mustafa PaÅŸa vakası üzerine Osmanlı tahtına çıktı.

Alemdar Mustafa PaÅŸa’yı sadrazamlığa getiren Mahmut Han, Öncelikle asileri ortadan kaldırdı. Sekbanı Cedit adıyla yeni ve modern bir ordu kurdu. Yeniçerileri itaat ve disiplin altına almak için kanunlar koydu. Ancak bu geliÅŸmelere karşı çıkan yeniçeriler, 15 Kasım 1808′de büyük bir isyan çıkararak, Alemdar’ı öldürdüler. Mahmut Han, yenilikleri durdurmak zorunda kaldı.

Sultan Mahmut, içiÅŸlerle uÄŸraşırken, Eflak ve BoÄŸdan’a sahip olmak isteyen Ruslar, Osmanlı Devleti’ne savaÅŸ açarak Eflak, BoÄŸdan, Besarabya ve Dobruca’yı kısa sürede iÅŸgal ettiler. Balkanlarda Sırp ve Hicaz’da Vehhabi isyanları çıkarak süratle geniÅŸledi. Bu isyanlar üzerine Mahmut Han 1812′de Ruslarla BükreÅŸ antlaÅŸmasını imzalamak zorunda kaldı. Serasker HurÅŸid PaÅŸa, kısa sürede Sırp isyanını bastırdı. Kavalalı Mehmet Ali PaÅŸa da Vehhabi ayaklanmasını önlemek üzere görevlendirildi. Hicaz’ı istila eden Vehhabiler, Ehl-i Sünnet müslümanlara akıl almaz iÅŸkence ve zulümler yaptıkları gibi, dine hakaretleri de dayanılamayacak mertebeye gelmiÅŸti. Mehmet Ali PaÅŸa, yaptığı silahlı mücadelelerden sonra, mübarek beldeleri Vehhabilerden temizledi. Zafer haberine çok sevinin Mahmut Han, Mısır valisi Mehmet Ali PaÅŸa’ya ihsanlarda bulundu. Mahmut Han 1821′de ortaya çıkan Mora isyanını kısa sürede bastırırken, ayaklanmanın ele başısı olarak gördüğü Patrik Gregorios’u patrikhanenin orta kapısında astırdı. Sultan Mahmut bu olaylar sırasında yeniçeri ve sipahilerin tecavüz ve zorbalıklarının önüne geçilemeyecek bir hal aldığını gördü. Aynı zamanda yeni talim ve eÄŸitim kurallarını da reddeden bu fesat ocağının ortadan kaldırılması emrini verdi. Sancak-ı ÅŸerîf çıkarılıp dinine ve padiÅŸaha baÄŸlı olanların onun altında toplanarak mücadeleye giriÅŸmesi istendi. Böylece Türk tarihinde eÅŸine ilk defa rastlanan bir olayla PadiÅŸah’a baÄŸlı birlikler halkla bütünleÅŸerek, fitne ve fesat yuvası yeniçeri ve sipahi ocaklarını ortadan kaldırdılar. Yeniçeri ocağının kaldırılması hayırlı bir olay kabul edilerek, tarihe “Vaka-i Hayriye” adıyla geçti.

Mahmut Han büyük bir gayret ve çalışmayla kısa sürede Asakir-i Mansure-i Muhammediyye adıyla yeni ve Avrupaî tarzda sistemli bir orduya sahip oldu. Topçu, lağımcı ve humbaracı ocaklarını ıslah etti. Mekteb-i Bahriye’yi kurdu. EÄŸitim ve öğretimi en üst seviyeye çıkarmak için Avrupa’dan hocalar getirtti. Ancak Osmanlı Devleti’ndeki bu süratli ve olumlu geliÅŸme, Avrupa devletlerini hoÅŸnut etmedi. İngiliz ve Fransızlar Osmanlı Devleti içerisindeki Mustafa ReÅŸit PaÅŸa gibi adamlarını yardım vaadiyle aldatarak, Rusya ile harbe sebebiyet verdikleri gibi, Mısır valisi Mehmet Ali PaÅŸa’yı da devletine karşı kışkırttılar. Sultan Mahmut Han bu durumda bir yandan devlete yeni nizam verirken, bir yandan da buhran çıkaran iç ve dış düşmanlarla uÄŸraÅŸarak isyanları bastırmaya ve imparatorluÄŸu kurtarmaya çalışıyordu. Bunlar arasında en kötüsü Mısır valisi Mehmet Ali PaÅŸa’nın çıkardığı isyan olup, hadise milletlerarası ağır bir mesele halini aldı. Nitekim bütün buhranlar karşısında, iradesi, sabrı ve cesareti kırılmayan Hakan, bu hadisenin ıstırabı içinde 1 Temmuz 1839′da hayata gözlerini yumdu. Cenazesi ÇemberlitaÅŸ’taki türbesine defnedildi.

İkinci Mahmut Han, askerî, idarî ve sanat sahalarında kendini çok iyi yetiÅŸtirmiÅŸ, dindar, akıllı, zeki, çalışkan ve azim sahibi bir padiÅŸahtı. İlim ve sanat adamlarına ve eserlerine ziyadesiyle alaka gösterir, kıymet verip himaye ederdi. Osmanlı Devleti’nin ilerlemesini, teknik ve sanayide devrin seviyesine ulaşılmasında görüyordu. Gayret ve sebat sahibi bir padiÅŸahtı. Devrindeki bütün hadiseler karşısında asla ümitsizlik ve gevÅŸeklik göstermedi. Düşmanlara ve asilere karşı aciz, fakat devlet nizamına ve yeniliklere engel olan yeniçeri ocağını ve başına buyruk kimseleri ortadan kaldırmakla en büyük inkılabı gerçekleÅŸtirdi. Lakin iÅŸ başında iktidar sahibi ve dinine baÄŸlı devlet adamlarının bulunamayışı, onun yalnız kalmasına sebep olduÄŸu gibi yeniliklerde kesin bir neticeye varmasını da önledi.

Ayrıca şair olan ve şiirlerinde Adlî mahlasını kullanan Mahmut Han, bu buhran devresinde, yaptırdığı ilim, sanat eserleri, hayır kurumları ve sosyal müesseseleri ile de ülkeyi imar etti.

Tags: Abdülhamid han, asker, askerî, DEVLET, din, Eğitim, Göre, halk, II. Mahmut, III. Selim, ilerleme, ırk, kanun, kpss dersleri, kpss sonuçları, Milletler, Müslümanlar, Osmanlı, Osmanlı Devleti, PARA, Plan, Rumlar, sanat, sosyal, Tarih, Tarih, türk, Türk Tarihi, ülkeyi, yaş

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır