Gösterim: 96 defa | Yorum yok » | Kategori: Tarih
Mahmud(1.) Saltanatı: 1730-1754 1696′da Edirne Sarayı’nda dünyaya geldi. Okul çağına geldiÄŸi zaman babasının hocası Åžeyhülislam Feyzullah Efendi’den dersler aldı. ÅžehzadeliÄŸinde yüksek fen ve din ilimlerini öğrenerek yetiÅŸti. Babasının tahttan indirilmesinden sonra padiÅŸah olan amcası III. Ahmet Han da, ÅŸehzade Mahmut’un yetiÅŸtirilmesine özen bir itina gösterdi. Nihayet III. Ahmet’in Patrona ayaklanmasıyla saltanattan indirilmesi üzerine, 2 Ekim 1730′da tahta çıktı. III. Ahmet Han saltanattan çekilirken yeÄŸenine uzun uzun nasihatler etti ve tavsiyelerde bulundu. Sultan Mahmut saltanatının ilk günlerinde devletin önemli mevkilerini ellerine geçirmiÅŸ bulunan asi Patrona Halil ve adamlarınışiddetle cezalandırdı. Böylece İstanbul’da emniyet ve asayiÅŸi saÄŸladıktan sonra, amcası zamanında baÅŸlayan İran harpleriyle meÅŸgul olma imkanını buldu. Osmanlı kuvvetleri İran seraskeri Ahmet PaÅŸa ile Erzurum valisi ve Revan seraskeri HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa kumandası altında iki koldan harekete geçti. 30 Temmuz 1731′de KirmanÅŸah alındı. 15 Eylül’de Kurican sahrasında İran kuvvetleri bozguna uÄŸratıldı. Urumiye ve Tebriz ele geçirildi. İran ÅŸahının sulh istemesi üzerine Ocak 1732′de Ahmet PaÅŸa antlaÅŸması imzalandı. Buna göre Aras nehri iki devlet arasında hudut kabul edilirken, Revan, Gence, Nahcivan, Bitlis, Åžirvan ve Dağıstan Osmanlılara, Tebriz, KirmanÅŸah, Hemedan, Luristan ve Erdelan eyaletleri ise İran’a bırakıldı. Ancak 1733′te İran’da iktidarı ele geçiren Nadir Åžah, Osmanlıların eline geçen bölgeleri almak için tekrar savaÅŸ açtı. 1735′te Arpaçay’da yapılan muharebeyi Osmanlılar kaybetti. Gence, Tiflis ve Revan İran’ın eline geçti. Osmanlı Devleti’nin doÄŸuda İran ile mücadelesini fırsat bilen Avusturya ve Rusya da iki cepheden harekete geçmiÅŸti. Azak kalesini ele geçiren Ruslar, Osmanlı kuvvetlerinin toparlanmasına meydan vermeden Gözleve, Kılburun ve Urkapı’yı da iÅŸgal ettiler. 12 Temmuz 1737′de harekete geçen Avusturya ordusu ise, Bosna, Sırbistan ve Eflak’a girdi. Bu maÄŸlubiyetler ve düşmanın girdiÄŸi yerlerde büyük tahribat ve mezalim yapması, Sultan Mahmut Han’ı son derece üzdü. Sadarete getirdiÄŸi Muhsinzade Abdullah PaÅŸa’yı Rusya üzerine, HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa’yı da Avusturya üzerine sefere memur etti. Muhsinzade süratli bir hareketle Özi ve Kılburun kalelerini ele geçirirken, HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa ise Banyaluka’yı kuÅŸatan Avusturya kuuuvvetlerine büyük bir darbe indirdi. Yapılan savaÅŸta Avusturya kuvvetlerinin asker zayiatı 60 bin idi. HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa’nın bu zaferi İstanbul’da büyük bir sevince yol açtı. Bu zaferler üzerine Avusturya ve Rusya barış istemek zorunda kaldı. Nihayet 18 Eylül 1739′de yapılan Belgrad antlaÅŸmasıyla Avusturya ile Tuna ve Sava nehirleri hudut kesildi. Rusya ise Azak kalesinde donanma bulunduramayacaktı. Avrupa devletleriyle anlaÅŸmalar saÄŸlayan I. Mahmut Han, yeniden İran üzerine döndü. Nadir Åžah, bu vaziyet karşısında Osmanlılarla baÅŸ edemeyeceÄŸini anlayınca, Kasr-ı Åžirin antlaÅŸması maddeleri üzerinden anlaÅŸma teklifinde bulundu ve bu istek kabul edildi (1746). Zor bir dönemde padiÅŸah olmasına raÄŸmen ülke içinde ve dışında huzuru saÄŸlayan, Osmanlı Devleti’ne azamet devri yaÅŸatan I. Mahmut Han, 13 Aralık 1754′te hastalığına raÄŸmen çıktığı Cuma namazından dönerken, Demirkapı’da at sırtında vefat etti. Yeni Camii’de babası Sultan II. Mustafa’nın yanına gömüldü. Çok zeki, anlayışlı, hamiyetli, lütufkar ve merhametli bir zat olan Mahmut Han, hadiseleri sonuna kadar takip eder, devlet iÅŸlerinde mutlaka istiÅŸarede bulunur, acele etmez ve telaÅŸ göstermezdi. Aleyhte geliÅŸen Rusya ve Avusturya harplerini tayin ettiÄŸi deÄŸerli kumandanlarla lehine çevirmesini bildi. YeniliÄŸi sever ve memleketi bu yoldan yükseltmeye gayret ederdi. İlim, sanat, edebiyat meclislerindeki sohbetlere katılır ve Sebkatî mahlası ile ÅŸiirler yazardı. Sultan Mahmut Han, ülkede pek çok imar faaliyetlerinde bulundu. Devrinde ilim, kültür ve sanat sahalarında kıymetli eserler yazıldı. BeÅŸiktaÅŸ’tı Arap İskelesi Camii, Rumeli Hisarı’nda İskele Camii Yalı Köşkü ve Yıldıztepe mescitleri yaptırdığı bazı eserlerdir.
Osmanlı sultanlarının yirmidördüncüsü ve İslam halifelerinin seksendokuzuncusu.
Babası: II. Mustafa Han – Annesi: Saliha Sultan
Doğumu: 2 Ağustos 1696 Vefatı: 3 Aralık 1754




