Gösterim: 80 defa | Yorum yok » | Kategori: Hayata Dair HerÅŸey
Hızlı Düşünme ve Cevap Verme Yöntemleri Durgun akan suların yatağının derin olduÄŸu söylenir. BoÅŸ aletlerin daha çok ses çıkardığını söyleyerek, bu kanıyı farklı bir bakış açısından dile getirmiÅŸ oluruz. 1-Bay KARARSIZ özgüven sahibi deÄŸildir. Bay karasıza sıkıcı insan etiketi yapıştırılır ve bir daha hiçbir yere davet edilmez. Son derece iyi insandır. BaÅŸkalarının kendisiyle ilgili düşüncelerine fazla önem veriyor olabilir. Ne yazık ki, bedenindeki üretici sıvıların akışına izin vermemektedir; duygularını öyle sıkı dizginliyordur ki zihni asla dörtnala gidememekte, sadece yürüyebilmektedir. SORULAR, SORULAR, SORULAR Topluluk karsısında konuÅŸmaya yeni baÅŸlayan biri, kamera yada mikrofon karşısında aÅŸağıdaki hatalardan birkaçını yapacaktır; hatta bazen hepsini yapacaktır. Eee, Iııı… sendromu, mesleÄŸi topluluk önünde konuÅŸmak olmayan kiÅŸilerde çok görülür. Eee, Iııı silmenin tek yolu alıştırma yapmaktır. Bu tehlikeleri ortadan kaldırmanın sırrı, normal konuÅŸma hızından daha yavaÅŸ bir ÅŸekilde konuÅŸmaktır. Böylece bir sonraki sözcüğün ne olacağını Düşünmek için kendinize zaman tanımış olursunuz. 1.YavaÅŸ YavaÅŸ; Normal KonuÅŸma Hızından, Daha YavaÅŸ Bir Åžekilde KonuÅŸun. 2. KonuÅŸurken Etrafı Kurcalamayın; Kollarınız iki yanınızda ellerinizi çevredeki eÅŸyalardan uzak tutmayı bilin. 3. Soruyu Kendi Lehinize Kullanın; Özgün soruyu tekrarlamak ÅŸu yararı saÄŸlar 4. Sözün kısasını söylemek için sözü kısa tutmak gerekir. DoÄŸaçlama konuÅŸma iÅŸlemini mükemmelleÅŸtirdikten sonra sözcük daÄŸarcığınızı geliÅŸtirebilirsiniz. VE DAHA FAZLA SORULAR Benim altı sadık hizmetkarım var. SoruluÅŸ Amacı Gizli Sorular:: Çok Unsurlu Sorular:: DeÄŸiÅŸkeni Olmayan Sorular:: Tuzak Sorular:: Olumsuz Sorular:: Yankı Sorular:: YALAN BELİRTİLER Birden hazırlıksız olarak aniden bir soru-cevap durumunun içine sokulduÄŸunuzda heyecanlı olmanız çok doÄŸaldır. Bu gibi zamanlarda ağızdan çıkan sözler baÅŸkadır, beden dilimizin anlattığı ÅŸey baÅŸkadır – ve böylece her ÅŸey berbat olur. Bu gibi durumlarda, beyninizle bedeninizin birbiriyle uyum içinde olup olmadığına dikkat etmelisiniz. ALTI HAYATİ DAVRANIÅž KURALI 1. Her zaman direkt olarak soruyu soran kiÅŸiye bakın. Sık sık göz temasında bulunun ama onun gözlerini kaçırmasına neden olacak kadar ısrarla deÄŸil. Bir an için baÅŸka bir yere bakmanız gerekirse, başınızı çevirerek bakın, sadece gözlerinizi oynatmayın. Gözlerinizi fazla oynatmak size hilekar bir hava verir. 2. KonuÅŸulan konuyu zekice bir ilgi ve merak ifadesiyle dinleyin. Arada sırada başınızı sallarsanız durumun sizin kontrolünüz altında olduÄŸu izlenimini verirsiniz. Aynı ÅŸekilde, bu hareketiniz, genellikle soruyu soran kiÅŸinin düşünce zincirinin ucunu kaybetmesine ve daha az tartışmalı bir soru sormasına neden olur. 3. Soruyu dikkatle dinleyin; sorunun ardındaki gizli anlamı çıkarmaya çalışın. 4. Soruyu dinlerken, sorunun ardındaki anlamı yargılamakta aceleci davranmayın ve soru bitmeden cevabı hazırlamayın 5. Soruyu anladınız ama bir cevap oluÅŸturmak için zamana ihtiyacınız var; o zaman soruyu ya tekrarlayın ya da daha da iyisi baÅŸka sözcüklerle yineleyin. 6. Size en masum gelen soru genelde arkasında gizli bir anlam içerir. Sorunun arkasındaki gizli anlamı ortaya çıkarmak için çok kısa bir yanıt verin ve ardından “neden sormuÅŸtunuz?” gibi soruyla karşı saldırıya geçin Bu yöntem amacın ortaya çıkmasını saÄŸlamakta çok etkilidir ve sizin daha ayrıntılı cevap vermenizi ya da soruna daha iyi bir çözüm bulmanızı saÄŸlar. BAÅžARAMAMA KORKUSU Bazen en zeki ve en hızlı düşünene insanlar bile istedikleri kadar baÅŸarılı olamazlar. Bu kaçınılmazdır. Çenenizi ne kadar çok ortaya çıkarırsanız, insanlara buna bir yumruk atmaları için o kadar çok olanak tanımış olursunuz. BaÅŸarısızlık sendeleyip düşmek deÄŸil, sendeleyip düşmek ve düştüğün yerde kalmaktır. İNANDIRICI KONUÅžUN “Sorular zihninizin nerelere kadar ulaÅŸtığını gösterir, cevaplarsa ustalığın” 1-Åžu anda bilmedikleri bir ÅŸeyi öğrenmek istiyorlardır. 2-Zaten bildikleri bir ÅŸeyi doÄŸrulamak istiyorlardır. 3-Sizinle ilgili daha fazla ÅŸey öğrenmek istiyorlardır. Söz gelimi dışa dönük insanlar, sadece sorulan sorunun cevabını vermekle kalmaz, aynı zamanda bu soruyu çevreleyen konuları da açıklamaya giriÅŸir. Öte yandan içine kapanık insanlar verebileceÄŸi en az bilgiyi ileterek cevap verirler. Verdikleri cevap kelimesi kelimesine doÄŸru olabilir ama en ufak bir canlılık ya da parıltı içermez. Mükemmel Cevap Nelerden OluÅŸur:: 1-Sorulan soruyu cevaplayan az ve öz bir giriÅŸ açıklaması 2-İlk yorumunuzu güçlendiren destekleyici bir açıklama. Söz gelimi çok tanınan bir otoritenin bir sözü ya da düşüncesi. Amacı Gizli Sorular:: Cevap: Bu cevapla soru sorulan kiÅŸi, ilk olarak iÅŸ hayatındaki geliÅŸmeleri kendisini doÄŸal olarak büyük bölüm yöneticiliÄŸine getirdiÄŸini, ikinci olarak da hak ettiÄŸi maaşı aldığını belirtmiÅŸ oluyor. Çok Unsurlu Sorular:: Varsayıma Dayanan Sorular:: Sonuca BaÄŸlanmamış Sorular:: Olumsuz Sorular:: SORU TEK YÖNLÜ BİR ANLAÅžMADIR Bir soruyu cevaplamaya gönüllü olduÄŸunuz zaman bir anlaÅŸma imzalamış olursunuz. Üstelik bu anlaÅŸmadan geri dönmenin yolu yoktur. Bir ÅŸeyler söylemeden önce zihninizden geçirmeniz gereken dört ilkeyi bu bölüme eklemek istiyorum: DAHA İYİ BİR KONUÅžMACI OLUN “Ses ikinci yüzdür.” Bir Dakikalık KonuÅŸma Oyunu KENDİ KEDİNİZE KONUÅžMAK AKICI KONUÅžMAYI SAÅžLAMANIZA YARDIMCI OLACAKTIR YARATICI DÜŞÜNCELER, İLHAMLI BİR ÅžEKİLDE KONUÅžMANIZI SAÅžLAR Ayaküstü düşünen biri olmak istiyorsanız, sözcüklere, onları şöyle bir tanımaktan daha yakın olmanızı öneririm. Düşüncelerimizi sadece ve sadece sözcüklerle ifade edebiliriz; bu sözcükleri ne kadar iyi ifade edebilirsek, o kadar üretici oluruz. Ne de olsa, insanları hayvanlardan ayıran ÅŸey üreticiliktir. İnsanlar sırf mevki için resim yapar, yazı yazar, rol yapar ve heykel yaparlar, çünkü çok az insan yaÅŸamlarını bu yolla kazanır. Aslına bakarsanız, insanlar sadece zevk almak ve zaman geçirmekten çok daha önemli nedenlerle bu gibi üretici iÅŸlerle uÄŸraşırlar; bunu kiÅŸisel doyum, egonun o sıcak parıltısı ve dostlarından aldıkları onay için yaparlar. Kendinize ÅŸu soruları sormalısınız. EÄŸer insanlar benim ayaküstü düşünen bir insan olmamı bekliyorlarsa onlara istediklerini verebiliyor muyum? Benden böyle bir ÅŸey beklemiyorlarsa neden beklemiyorlar. KonuÅŸurken üretici olmak, upuzun sözcükler, zor anlaşılır biçime sokulmuÅŸ gülünç cümleler kullanmak deÄŸildir. KonuÅŸurken üretici olmak, sıradan, gündelik sözcükleri öyle bir ÅŸekilde kullanmaktır ki, dinleyici bu sözlerin ilk kez kullanıldığını düşünür. HEYECANLANDIRICI SÖZCÜKLER KULLANIN Basit sözcüklerin gücünü elde edin. Dinleyiciye bir yarar saÄŸlayacağı imajını taşıyan sözcükler kullanarak dinleyicinin duygularına seslenin.-EÄŸer bu sözcük o kiÅŸinin egosunu okÅŸuyorsa, çok daha iyi olur- “Seni seviyorum” Hiç kuÅŸkusuz dilimizdeki en güçlü sözcüktür. “Her yönden haklısın” cümlesi de bunu çok yakından izlemektedir. EÄŸer söylemeye deÄŸecek bir ÅŸeyiniz varsa bunu aÄŸzınızda gevelemeden söyleyin. Ancak aÄŸzınızdan çıkan sözler iyi sözcükler, heyecanlandırıcı sözler, güçlü sözler olmalıdır. Normal bir sohbet sırasında, pek çoÄŸumuz konuÅŸmamızı hiç bir amaca hizmet etmeyen bir çok sözcük ve terimlerle doldururuz. Bu boÅŸ sözcükler anlatımımızı süsleyen ve ÅŸiÅŸiren sözcüklerden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. EÄŸer bu sözcükleri sık sık kullanmaya baÅŸlarsanız, dinleyicilerinizi rahatsız edebilirsiniz. Basmakalıp sözcükler genelde anlatımımızı güçlendirmek için kullanılır, ama konuÅŸmayı sadece süslemek amacıyla kullanılan bu sözcükler sözlerimizin etkisini azaltır, dinleyenlerin aklını karıştırır ve onları sinirlendirir. Uygun sözcüklerin kullanılması, bir konuÅŸmada önemli bir rol oynar. Ancak duraklamalar da aynı ÅŸekilde önemlidir. Üçlü Kural:: Açılış ve Kapanış Manevraları:: Müvekkillerinin yaÅŸamı sözlerindeki dengeye baÄŸlı olan savunma avukatları, önemli mesajları konuÅŸmalarının başına ve sonuna yerleÅŸtirmeyi bilecek ÅŸekilde eÄŸitilmiÅŸlerdir. KonuÅŸurken EÄŸlenmelisiniz İÇİNDE HEVES BARINDIRMAYAN SÖZCÜKLER, ÇAN DİLİ OLMAYAN BİR ZİL KADAR DİLSİZDİRLER Hepimiz gibi seyircilerin de sevilmekten hoÅŸlandığı bilinen bir gerçektir. Öyle konuÅŸmacılar vardır ki, seyircilerini hoÅŸgörüyle demeyelim de, kibirli bir ÅŸekilde davranırlar. Sonradan neden öteki konuÅŸmacılar kadar baÅŸarılı olmadıklarını kara kara düşünürler. Bu tür konuÅŸmacılar insanlara haddini bildirir gibi konuÅŸurlar; bunları daha önce de defalarca yaptıklarını belli ederler ve kendi düşüncelerine karşı çıkacak hiç bir söze hak tanımazlar. Seyircinizi Tanımak:: Soruları Cevaplamak:: Soru Sorulmasını SaÄŸlama:: Peki topluluÄŸa bir konuÅŸma yaparken, çıkıp münasebetsiz sorular soranları nasıl halledeceksiniz? Genelde, böyle münasebetsiz kiÅŸiler konuyu sizden daha iyi bildiklerine inanırlar. Durumun bu olduÄŸundan kuÅŸkulanıyorsanız, kibarca bu küçük ÅŸeytanı sahneye davet edip konuÅŸmasını istemektir. Normal koÅŸullarda, bu, o kiÅŸiyi susturacaktır. Ne SöyleyeceÄŸinizi İyi Bilin:: KonuÅŸma metni çok iyi çalışılmış olmalıdır. Öyle ki aralarda açıklamalardan sonra kaldığı yeri unutmamalıdır. KonuÅŸmasını da çok iyi sona erdirmesi gerekir. bunu da şöyle saÄŸlayabilirsiniz. Onları sizden daha fazlasını isterken bırakın. Çünkü kapanış açılış kadar hatta daha da önemlidir. Büyük bir olasılıkla kapanış hatırlanacaktır. KAPANIÅž 1. AlışılagelmiÅŸ Yöntem: Özet: Ana fikirlerinizi özetleyin. Araya (Åžimdiye kadar kasten sakladığınız) bir iki tane ağız sulandıran kanıt sıkıştırın ve dinleyicinizi kutlayan bir cümle söyleyin. 2. Cevabı Bilinen Bir Soru Sormak: KonuÅŸmanızı bitirirken konuÅŸmanızın ana hatlarından birini tekrarlayın, sonra öyle bir soru sorun ki, sadece tek bir cevabı olsun. 3. Zekice Bir Vecize Eklemek: Belli bir alanda ÅŸirketinizin iÅŸleyiÅŸ ÅŸeklini tümüyle deÄŸiÅŸtirecek bir öneriyi patronunuza götürdünüz. Patronunuz biraz kararsız. öyleyse duruma uygun bir vecize uydurun. “Kıyıyı uzun süre görmemeyi göze almazsanız yeni kıtalar keÅŸfedemezsiniz.” 4. Dinleyicinin Egosunu OkÅŸamak: Çetin bir müşteriye malınızı satmaya çabalıyorsunuz. “Ben bu ürünün niteliklerine güveniyorum, Bay… EÄŸer öyle olmasaydı, ÅŸu an burada olmazdım. Siz de benim saygı duyduÄŸum bir kiÅŸi olduÄŸunuz için sizin bu üründen yararlanmayacağınızı Düşünmeseydim, zamanınızı almazdım”. Sahne Korkusu:: Nefes Alın:: DoÄŸal Gerilim:: Hazırlıklı Olun: Ken KOOPER
Kumarda birkaç milyar kazansaydın sorusuna huzursuzca, yutkunur, omuzlarınızı silker ve “Eee bilemiyorum” denilip sohbet kesilirse
2-Uydurabilecek geniş bir düş gücüne sahip değildir.
3-Ötekilerin kendisiyle alay edeceğini Düşünmektedir.
4-Can sıkacak kadar tedbirli insandır.
Kumarda birkaç milyar kazansaydım ne yapmak isterdin gibi aptalca bir soruya cevap vermem gerekiyor beyniniz size nasıl cevap vermeniz gerektiÄŸini şıp diye söyleyiverir. Biz de neÅŸeyle “harcarım” deriz.
Hızlı bir şekilde düşünürken kendimize sarsılmaz bir şekilde güvenmemizi sağlayan bu yüksek idrak düzeyine ulaşabilmemiz için içimizdeki heyecanı harekete geçirmeliyiz. Çünkü düşüncelerimiz ve konuşmalarımızla doğaçlama yapabilmemizi aslında içgüdüsel bir şekilde bilinçaltında biliriz.
Sokrat aÅŸağı yukarı ÅŸunları söylemiÅŸtir ; “kendisini tanımayan insan hiçbirÅŸey bilmiyordur”
Söylemeye çalıştığım şu, yaşamamıza heyecan katacak kişi sadece kendimiz bir başkası değil. Belki de kişiliğimiz konusunda gerçekçi bir portreye sahip olmamız gereklidir.
Bir kez akılıcılığı sağladıktan sonra, hızınızı artırabilirsiniz.
Peki ya abartılı el hareketleri ve çevredeki nesnelerle oynama alışkanlığımızı ne yapacağız? Beden dilimizin iyi niyetli dinleyiciler üzerinde iyi izlenimler bıraktığını kendimize sorma fırsatı bulmuş olduk ve öğrenmek için de kendimizi inceledik.
Her sorunun ana fikrini cevabınızın bir parçası olarak tekrarladınız mı? Bu şekilde başlamak hem akıcılığı hem de hissettiğiniz gerginliği yada utangaçlığı bir kenara atmanızı sağlayacaktır. Daha da önemlisi soruları direk olarak cevaplamaya kalkışırsanız biran ne söyleyeceğinizi şaşırabilirsiniz. Bu da gebe bir sessizliğe, sizin de utanmanıza yol açacaktır. Ayaküstü Düşünmek konusunda uzman olmak sorulara anında ve akıcı bir şekilde cevap vermeyi gerektirir.
-Zaman kazandırır-Gerginliği dağıtır-Garip duraksamaları önler.(Eğer soruyu tekrarlamanız, istediğiniz sonucu vermezse konu ile alakalı bir soru seçip, yeniden cevaplamanız iyi olacaktır. Cevabınıza bir parça mizah katabilirseniz çok daha iyi olur. Hazırlıklı olmadığınız soruları cevaplarken, cevapları kısa tutmalısınız. Basit gündelik sözcükler kullanın.
“Bir etimologla, entomologu mu tanıyalım? Peki hala soru aslında zor görünüyor ama cevabı inanılmaz derecede kolay. Etimolog, entomologu ne olduÄŸunu tam olarak bilendir.”
Her şeyi bana öğreten işte onlar.
Adlarıysa Ne ve Neden ve Ne Zaman
Ve Nasıl ve Nerede ve Kim
Trafik polisi “Sizi yolun kenarına çektim, çünkü bu araç size sorun çıkarıyora benziyor. Bir sorun mu var?” aslında polis bizim bir sorunumuzun olup olmamasıyla ilgilenmemektedir. Onun öğrenmek istediÄŸi ÅŸudur; sizin vites deÄŸiÅŸtirmede zorlanmanız, direksiyona hakim olmamanız, sinyalleri yakmak yerine ön cama su fışkırtmanızın nedeni arabaya yabancı oluÅŸunuz mu (araba çalınmış olabilir) yoksa zihinsel ya da bedensel bozukluÄŸunuz mu (sarhoÅŸ olabilirsiniz) onu öğrenmektir.
Bu tür sorular aslında sizi hedeflenen cevaba götüren ve bir çok soru gibi görünüp aslında tek soru olan sorulardır.
Varsayıma Dayalı Sorular:
Sorunun soruluş nedeni, aslında olayla hiç bir ilgisi bulunmayan bir cevap almak ve bunu, söylediği zaman ve bağlamın dışında kullanabilmektir. Renkli basının kullandığı manşetler bunlardır.
DeÄŸiÅŸkeni olmayan sorulardan kasıt sorunun istenilen cevaba yönelik olmasıdır. Bu soru türü sadece “evet” ya da “hayır” diye cevaplanır. Yeterli olan kapalı soru türüne benzer, tek farkı vardır, cevap vermesi beklenen kiÅŸinin belli seçenekler arasında seçme özgürlüğü vardır.
Sonuca Bağlanmamış Sorular:
Bu soru türü genellikle personel müdürleri, gazeteciler ve satıcılar kullanır. Bu sorular genellikle altı sözcüğü içerir. Kim, Ne, Ne zaman, Nerede, Neden ve Nasıl. Bir konuyla ilgili en ayrıntılı bilgiyi öğrenmek için sorulur.
Bu tür, televizyon ve radyo röportajcılarının en gözde soru türlerindendir. Sorunun amacı, sorunun yöneltildiği kişinin bir duvara toslamasını sağlamaktır.
Bu soruya saldırgan sorular adını vermek daha doğru olur. Soruluş amacı size haddinizi bildirmektir. Olumsuz sorular sizi, kendinizi savunmaya ve böylece daha sert saldırılara kurban kılmaya itmek amacıyla sorulan sorulardır.
Bu soru türü polislerin gözdesidir. Bu tür sorular sorarak zanlının anlattığı öykünün daha derinlerine inebilir. Uygulaması şöyledir: Sorguyu yapan kişi, zanlının cümlelerini soru cümlelerine dönüştürür; bu da zanlının söylediği şeyi yeniden gözden geçirip konuyu derinleştirmesini sağlar. Bu değişik türdeki soruları en iyi şekilde nasıl cevaplayabileceğimizi öğrenmeden önce, bence sorgulanırken davranışlarınızda dikkat etmeniz gereken noktalara bir göz atalım.
Geçen bölümde sekiz soru kategorisini belirledik ve bunların birbirinden farklı olan yönlerini kabaca tanımladık. Şimdi ise bu soru türlerine tam olarak nasıl cevap vermemiz gerektiğini inceleyeceğiz. Şunu bilmelisiniz ki insanlar size bir soru sorduklarında, bunu aşağıdaki üç amaçtan biri ile yaparlar.
İşveren: Bu göreve atandığınız taktirde, firmamızın en büyük bölümünden sorumlu olacağınızın ve en yüksek dördüncü maaşı alacağınızın farkında mısınız? Sorunun amacı, hevesinizi ölçmek değil. Sizi yönlendiren şey güç mü, para mı yoksa her ikisi mi, bunu anlamaktır. Şirketler türlü türlüdür; elbette işe aldıkları personelde aradıkları farklı farklıdır. Bu yüzden sorulan soruya cevap bütün ilgili konulara değinmekle beraber, karşınızdakinin kusurlarını yatıştıracak şekilde olmalıdır. Belki de cevabınız aşağıdaki gibi olmalıdır.
Bu tür sorulara cevap vermenin zorluğu sorunun bütün unsurlarını hatırlamak zorunda oluşunuzdur. Hatırlayamazsanız, size yöneltilen suçlamaları kabul etmiş olursunuz.
Bu soru türü televizyon ve radyo haber programcılarının en sevdiği soru türüdür. Sorunun amacı, soru sorulan kişinin o anki görüş açısının dışına çıkartmaktır: Soru sorulan kişinin bazı varsayımlarda bulunması sağlanır, böylece ileri bir tarihte bu sözler onun yüzüne çarpılabilir. Varsayıma dayalı sorulara cevap verirken dikkat edilecek nokta, daha önce söylediklerimizi tekrarlamak ya da başka sözcüklerle yinelemektir.
Daha önceki bölümde anlattığımız üzere, sonu açık soruların içinde her zaman şu sözcükler bulunur. Kim, Ne, Ne Zaman, Nerede, Neden ve Nasıl. Bu sözcüklerin herhangi birisinin daha önceki senaryomuzda kullanacak olursak, çok daha bilgilendirici, daha az duygusal cevapların verildiğini görebiliriz.
Duygusal davranan halkın gözünde bu davranış hemen hemen affedilmezdir. Olumsuz bir soruya aşırı tepki vermek sizi asla başarıya götürmez. Seyrettiğiniz onca TV haber programını ve bu programlarda kendilerini kaybedip aşırı tepki gösteren insanları düşünün. Sanki delirmiş gibidirler ve asla sakinleşmeyeceğe benzerler. O zaman onlara anlayış göstermiş miydiniz? Sanmam. Terslik ve abartılı kırgınlık gösterileri, insanoğlunun en kötü huylarıdır.
1. Sorulan soruyu dikkatlice dinleyin. Silahınızı asla erken çekmeyin ve sorulduğunu sandığınız soruya cevap vermek için araya girmeyin.
2. Rahatlayın.
3. Düşüncelerinizi düzenleyin ve soru ilerlerken cevabı Düşünmeye başlayın.
4. Ağzınızı açmadan önce beyninizi çalıştırın.
Mutlu olduÄŸunuz zaman mutluluÄŸunuz sesinize yansır. CoÅŸkulu olduÄŸunuzu anlamak için insanların yüzünü görmelerine gerek yoktur. Bu, telefon aracılığıyla satış yapan satıcılar tarafından açıklanmıştır. “KonuÅŸurken gülümseyerek sesinize bir gülümseme katın.” derler. Bu yöntem çok iÅŸe yarar.
Akıcı Konuşmak:
Belirli bir konuyu şöyle böyle bilmek, sizi bu konuda itiraz kabul etmez bir şekilde uzun uzun konuşmaktan alıkoymamalı. Yani, bu konuda bilgisiz olmak, sizi bu konuda düşüncenizi açıklamaktan alıkoymamalı. Bu, sadece ve sadece akıcı konuşabiliyorsanız geçerlidir.
AlışılagelmiÅŸ cevap kalıplarının dışına çıkarak kazançlı çıktınız. Basit bir “evet” ya da “hayır” la cevap verme dürtüsü, üretici düşünceyi ve üretici konuÅŸmayı öldüren etkin bir silahtır.
Bir dakikalık konuşma oyunu yalnız kaldığınız zamanlarda yapılabilecek bir alıştırmadır. Tek yapmanız gereken şey, belirli bir konu üzerinde planlı bir şekilde konuşmaktır. her gün doğaçlama yapmalısınız, ta ki bir gün düşüncelerinizde ve konuşmalarınızda akıcılık ikinci doğanız olana kadar. Alışkın olduğunuz konularda konuşmanızı istemek anlamsız olur. fazla çaba göstermeden, bilinçli Düşünmeyi gerektirmeden üzerinde konuşabileceğiniz konuları konuşmanın gereği yoktur. Bu yüzden alışkın olmadığımız konularda alıştırma yapmalıyız.
Bu sadece bir baÅŸlangıçtır. Bir dakikalık konuÅŸma alıştırmalarına bir kez ustalaÅŸtınız mı, üç dakikalık ve beÅŸ dakikalık konuÅŸmalara baÅŸlayabileceÄŸinizi öğrenmek eminim önemlidir. Önce konuyu seçin. Konunuz, bir dakika konuÅŸma konularından biraz daha zengin olmalıdır. Konunuzu biraz daha etraflıca düşünün. Sonra bir zarfın arkasına “beÅŸ” i hatırlatıcı not olarak yazın. Alıştırmalara devam ettikçe sözcük bilginiz ve cümle kurma yeteneÄŸiniz büyük geliÅŸme kaydedecektir, özellikle mesleÄŸi topluluk önünde konuÅŸmak olan insanları dinler, sözlük ve kavramlar dizini kullanırsanız. Bence bütün mesele, kendinize olan güveninizi geliÅŸtirmektir. Kendinize güven duyma, artık asla kendinizi savunmanızı gerektirecek bir konuma düşmeyeceÄŸinizi bilmekten kaynaklanır.
Tek başına kullanıldığında bir anlam ifade eden ancak üç kez tekrarlandığında birlikte kullanıldığı sözcüklerin değerini kat kat artıran ve güçlendiren sözcüklerin kullanılması, üçlü kural oluşturur. Üçlü kuralı şu şekilde işler.
Bu, ülke için iyi olacak
Halk için iyi olacak
Ve bireyler için iyi olacak
Etken cümleler kurma alışkanlığını edinmek için, kime ya da hangi kuruluşa hitap ediyorsanız, söze onun adını kullanarak başlayın.
Araştırmalar gösteriyor ki, sıradan bir televizyon seyircisinin dikkat süresi üç dakikadır. İnsanların programların başını ve sonunu hatırladıkları bilinen bir gerçektir. (Aradaki süre içinde geçenler çabuk unutulur) Bunu bildiğimize göre bir dinleyici kitlesi karşısında sözlerimizin, dinleyicinin bilmesi gereken her şeyi içermesi gerektiğini de anlayabilirsiniz.
Geniş bilgiye sahip olabilirsiniz, önemli olan bu bilginizi iletme biçiminizdir. Alanınızdaki en iyi kişilerden biri olabilirsiniz. Çok güzel. Ancak eğer yaptığınız işi bir inandırma misyonu olarak görmüyorsanız, eğer yeterince tutkulu değilseniz, eğer ne kadar hevesli olduğunuzu açığa vuramıyorsanız, o zaman fikirleriniz hakettiği başarıyı elde edemez.
Seyircinize, konuşmanızdaki her cümleyi ilk defa söylüyormuş izlenimini verin.
Dinleyicinizi tanıdığınız durumlarda kimin sizi desteklediğini kimin desteklemediğini bilirsiniz. Koşullar ne olursa olsun, konuşmanız sırasında düşüncelerinizi destekleyen kişilerle sık sık göz temasında bulunun. İsteksizleri ikna etmeyi, konuşmanız sonrasında bu kişilere bakın. Sizi sevmeyen bir insanı asla konuşmanızda hedeflemeyin, bu şekilde onları yanınıza çekmeyi ummayın; onların sözlerinize gösterdiği tepki şaşırmanıza yol açabilir, üstelik iyi seyircileri de ihmal etmiş gibi görünürsünüz.
Konuşmanız sırasında, fikirlerinizi destekleyen kişileri fark etmeniz zor olmayacaktır. Bu kişiler, siz düşüncelerinizi açıklarken başlarını sallayacak, kavuşturulmuş kollarını kucaklarına indireceklerdir ve arada sırada yüzlerinden bir gülümseme geçecektir. Bu kişileri saptadınız mı onların üzerinde durun. Onlarla sık sık göz göze gelin. Arada Sırada direkt olarak onlara yönelik sözler söylemeyi ihmal etmeyin, bunu yaparken de gülümseyin.
Zor bir soruyla karşılaÅŸtığınızda yapılacak ÅŸey soruyu çevirip seyirciye sormak. “Bu çok hileli bir soru. Bakalım bu salonda cevabı bilen biri daha var mı?” deyin. Biri daha var mı diyerek hem cevabı bildiÄŸinizi belli edecek hem de dinleyiciniz üzerinde kötü bir izlenim oluÅŸturmamış olacaktır. DoÄŸru dürüst cevap oluÅŸturmak için yeterli zamanı kazanmış olacaksınız.
Hiç bir koÅŸulda – tekrarlıyorum – hiç bir koÅŸulda seyirciler arasında birini seçip ona direkt bir soru sormayın.
Genellikle insanlar soru sormaya korkarlar. Daha ender olarak her türlü soruyu konuÅŸmanız sırasında cevaplamış olabilirsiniz. İşte söylemeniz gereken ÅŸey ÅŸu: “Bana sıkı sık sorulan bir soru da…” Sonra bir iki dakika gevezelik edip, insanların soru soracak kadar rahatlamış olmalarını umabilirsiniz.
İnsanların koltuklarında doğrulup dikkatlerini size yöneltmelerini sağlamayın uman biri konusunu öyle iyi bilmelidir ki, konuşmasını uykusunda bile tekrarlayabilmelidir. Satıcı, ürününü en küçük vidasına ve civatasına kadar tanımalıdır. Pazarlama müdürü, hedeflediği dinleyicinin gereksinimlerini ve karakterini öyle iyi tanımalıdır ki, hepsini teker teker isimleriyle çağırabilmelidir.
Guinnes Rekorlar Kitabı bize topluluk önünde konuşmak ile ilgili şaşırtıcı bir gerçeği gösteriyor. Kitaba göre insanların bir numaralı korkusunun temelinde, bir grup insanın önünde konuşma yapmaktan korkmak yatıyor. Bu korku, su korkusundan, ateş korkusundan bile çok daha büyük.
Olumlu Düşünün:
Asla başarısız olacağınızı Düşünmeyin. Böyle yaparsanız başarısız olacağınız pek açıktır.
Belki bu sizi şaşırtacak, ama nefes alıp vermek varlığımızın dayanak noktasıdır. İçinize ne kadar çok hava çekerseniz kanınızda dolaşan oksijen miktarı o kadar artar ve beyniniz o kadar beslenir. Oksijen vücudun rahatlamasını sağlayan etmenlerden bir tanesidir.
Ayakta dik durun. Ayak parmaklarınızı olabildiğince sıkın ve beşe kadar sayın ve gevşeyin. Şimdi ayak parmaklarınızı, baldır kaslarınızı sıkın ve yine beşe kadar sayın ve gevşeyin. Bunu yapmak biraz zaman alır ama bittiğinde sanki kafanızı bir duvara çarpmış gibi olursunuz. Bittiğinde kendinizi harika hissedeceksiniz.
Konuşma Yapacağınız Yeri Kontrol Edin:
Eğer yapabiliyorsanız, sahneyi önceden bir görün, bir gün önceden pencerelere perde, fazladan ışık ya da mikrofon kurulmasını isteyin.
Metninizi biliyorsunuz. Gündemle ilgili her şeyi biliyorsunuz.




