Gösterim: 92 defa | Yorum yok » | Kategori: CoÄŸrafya, Sosyal Bilgiler
"GÜNEÅž" – "DÜNYA" VE UYDUSU "AY" Eskiler neden Dünya‘nın düz olduÄŸunu düşünürlermiÅŸ ki? Ay tutulması sırasında, Dünyanın Aya düşen gölgesinin çember ÅŸeklinde olması bile Dünyanın yuvarlak olduÄŸunu göstermeÄŸe yeterdi… Ama, tabiatıyla bunu düşünebilmek için, önce merkezinde GüneÅŸin, onun çevresinde gezegenlerin, gezegenlerin çevresinde ise kendi uydularının döndüğü bir "GüneÅŸ sistemini" kavramlaÅŸtırabilmek ve "Ay tutulmasını" cinlerle perilerle deÄŸil bir "doÄŸa olayı" olarak açıklayabilmek gerekiyordu.
Hayallerimizde, kendimizi uzayın derinliklerine yol alan bir uzay gemisinde, fantastik serüvenlerin kahramanları olarak canlandırırız. Gerçekte, bizler hepimiz birer uzay yolcusuyuz. Gemimizin adı, Dünya Gezegeni… Uzayda, saatte 108 000 km (67 000 mil) hızla yol alıyoruz.
Ne var ki bu yolculuÄŸu, çevremizdeki gök cisimlerinden bağımsız, kendi seçtiÄŸimiz yönlerde deÄŸil; dev bir uçak içinde biteviye dönen bir sinek gibi, GüneÅŸ ve Gökada sistemimiz ile birlikte gerçekleÅŸtiriyoruz. Daha kendi gezegenimizin çekim alanından bile kurtulup bağımsız bir rota çizebilmemiz için, 11.18 km/sn’lik (ekvatorda) bir kaçış hızı üretebilmemiz gerekiyor.
Gezegenimizin hızla dönmesi ve erimiÅŸ nikel-demir çekirdeÄŸi sayesinde oluÅŸturduÄŸu manyetik alan, ve yoÄŸun atmosferimiz de eklendiÄŸinde, bizleri GüneÅŸ ve diÄŸer yıldızlardan gelen zararlı ışınlardan koruyor. Uzayda serseri gezen göktaÅŸlarına karşı da koruyor; bunların büyük çoÄŸunluÄŸu, hava tabakaları ile sürtünmeden dolayı, yüzeye düşemeden yanıp buhar oluyor… Burası bizim uzay gemimiz ve bildiÄŸimiz tek yaÅŸam yuvası…
Ve düşününüz ki, yol açtığımız çevre sorunları ve kaynaklarınımızı hesapsız harcamamız sonucunda, kendi yaÅŸam yuvasını yok eden farelerden farkımız yok…
Gezegenimiz, Kuzey ve Güney kutuplarını birleÅŸtiren eksen çevresinde 23 saat 56 dakika 4.09 saniyede döner… GüneÅŸin çevresinde, saniyede ortalama yaklaşık 30 kilometre (tam olarak, 29.79 km/sn) hızla, turunu 365.2564 günde tamamlar…
Dünya gezegeninin doÄŸal tek uydusu Ay’dır. Ay, Dünyanın çevresindeki bir turunu 271/3 günde tamamlar. Kuzey kutbundan bakıldığında, Dünyanın ve Ayın kendi eksenleri çevresindeki dönüşü saatin ters yönündedir.
Dünyanın ekseni, GüneÅŸ çevresindeki yörüngesine göre 23.5 (tam olarak: 23.45) derece eÄŸiktir. Mevsimler bu sayede oluÅŸur…
Dünya-Ay düzlemi de, Dünya-GüneÅŸ düzlemine göre yaklaşık 5 derece eÄŸiktir; öyle olmasaydı her ay mutlaka bir kez ay tutulması oluÅŸurdu…
Dünya gezegeninin yarıçapı ekvatorda 6,378.14 kilometre; kitlesi 5.976e+24 kg, ortalama yoÄŸunluÄŸu 5.515 g/cm3 olup, böylece GüneÅŸ sistemi üyeleri arasındaki en yüksek yoÄŸunluÄŸa sahiptir. En düşük yoÄŸunlukta olan gezegen ise Satürn’dür. (0.69 g/cm3). [Referans için, sıvı suyun 1 g/cm3 kabul edilen deÄŸerini düşünün.]
Gezegenimizin ortalama yoÄŸunluk olarak dev Satürn veya Jüpiter’in üstünde olması çok doÄŸal: Biz ayağımızı saÄŸlam kayalara basıyor, gemilerimiz denizler üstünde yol alıyor iken, o dev gezegenler ise büyük ölçüde gaz bulutlarından oluÅŸuyor… Unutmayalım: Evrende bildiÄŸimiz tür teknolojik uygarlıkların oluÅŸması için ilk koÅŸul, birilerinin saÄŸlam bir zemin üzerinde "ayakları" üstünde doÄŸrulup, "ellerinin" serbest kalabilmesi…
SoluduÄŸumuz havanın yaklaşık %21′i oksijen, %78′i azot olup, diÄŸer gazların toplamı geri kalan %1′i oluÅŸturur… (Kimi kaynaklarda, son iki deÄŸer, yaklaşık %77 ve %2 olarak verilmektedir.) Oksijenin hemen tamamı canlı organizmaların ürünüdür.
Dünyanın "Hill" alanı 1.5 Gm (930 bin mil) yarıçapındadır ve uydusu Ayın yörüngesi tabiatıyla bu alan içindedir. Hill alanı, bir gök cisminin, çevresinde döndüğü daha ağır bir gökcisminin etkisine raÄŸmen — burada GüneÅŸ — egemen olduÄŸu yerçekim alanıdır.
Ay, Dünya‘dan yaklaşık 234 bin mil (376 bin kilometre) uzaklıktadır. Ayın yerçekimi Dünyanın altıda biri kadardır. Dolayısıyla, Dünyada 95 kilo ağırlığında olan bendeniz, Ay yüzeyinde 18 kiloya düşer, panterler gibi sıçrayabilir, ceylanlar gibi zıplayabilirdim…
Ayın kütlesi, Dünyanın seksende biri kadardır… Dünya ve Ay’ın birbirleri üzerinde yerçekimi etkileri vardır. Tabiatıyla, Ayın Dünyanın kendisine bakan yakın yüzündeki çekim etkisi, o sırada arkada kalan yüzüne göre daha fazladır. Bu çekim karalar üzerinde farkedilebilir pek bir etki göstermez; ama okyanuslar ve denizler Aya doÄŸru yaklaşık 60-65 santimetre "uzarlar"… Sonuçta günde iki kez oluÅŸan gelgit hareketleri meydana gelir…
Ay Dünyanın çevresinde saniyede yaklaşık 800 kilometre hızla dönmektedir. Bu hız giderek yavaÅŸlamakta ve uydumuz giderek bizden uzaklaÅŸmaktadır. Ay, Dünyaya her yıl yaklaşık 3 cm daha uzaktadır…
Gerek kendi ekseni çevresindeki dönüşünü, gerekse Dünya çevresindeki yörüngesini — her ikisini de — 27.3 günde tamamladığı için, Ayın Dünyamıza daima aynı yüzü dönüktür…
Ayı, GüneÅŸten yansıttığı ışık dolayısıyla görebiliyoruz. Dolayısıyla hilalden dolunaya ve yeniden hilale deÄŸiÅŸimler, Ay’ın GüneÅŸ ve Dünyaya göre olan konumundan kaynaklanmaktadır…
Bir takvim ayı içinde iki kez dolunay durumu kabaca 23/4 yılda bir ortaya çıkar.
GÜNEŞ
Bir yıldız olarak, Güneşimiz, kütle, büyüklük, ısı, vb. açısından, gökadamızda ortalama ve sıradan bir yıldızdır. Bu grup yıldızlar "sarı cüceler" sınıfında yer alır.
Yaşının 4.6 milyar yıl olduÄŸu, bir aksilikle süpernova haline filan dönüşmezse bir beÅŸ milyar yıl kadar daha parlamaÄŸa devam edeceÄŸi hesaplanmaktadır!…
Çekirdek ısısının 15 milyon derece santigrad olduğu düşünülmektedir!! Burada hidrojen füzyonu ile helyum oluşurken, sürecin oluşturduğu enerji, atomaltı parçacıklarla çarpışa çarpışa çetin bir yolculuktan sonra yüzeye ulaşır ve bu cehennem fırınını sonunda terkeder; çevreye ısı ve ışık şeklinde yayılır.
GüneÅŸimiz, GüneÅŸ sistemi toplam kütlesinin %99.86′ını oluÅŸturur. BaÅŸka bir deyiÅŸle, dev gezegen Jüpiter dahil, gezegenler, astroidler, vb. hep birlikte sistemdeki toplam kütlenin yalnızca %0.14′ünü oluÅŸturuyor.
GüneÅŸ‘ten bize ulaÅŸan enerji, aslında binlerce yıl öncesinden bu yıldızın çekirdek bölgesinden yola çıkmış olan enerjidir. Bu sürenin tamamına yakınını, GüneÅŸi oluÅŸturan yoÄŸun atomların arasından geçerken harcamış, GüneÅŸ‘i terkettikten sonra yalnızca sekiz dakika içinde bize ulaÅŸmıştır…
GüneÅŸ lekelerinin koyu renkli görülmesinin nedeni, çevrelerindeki alanlara göre ısının daha düşük olmasıdır. GüneÅŸ ortalaması olan 5800 santigrad ısıya karşılık, güneÅŸ lekelerindeki ısı 3800 santigrad derecededir… GüneÅŸ lekeleri 11 yıl döngülük bir enerji salınım örüntüsü izlerler.
Güneşin, Pluto gezegeninden, Dünyadakine kıyasla 1600 kez daha sönük görüneceği hesaplanmaktadır.
Çoğu eski uygarlıklarda insanlar Güneşe Tanrı olarak tapmış; güneş tutulmasını Tanrının öfkesi olarak yorumlamışlardır. Bu öfkeden sakınmak amacıyla da dua ve kurban verme ritüellerine yönelmişlerdir.
Bugün bile, bizim ülkemizde halk arasında, ay tutulmasının öteki milletlere, güneş tutulmasının ise Türklere uğursuzluk getireceği inancı yaygındır
Tags: 2010 öğretmen atama sonuçları, Atmosfer, Coğrafya, Deniz, derece, dünya, etkisi, Göre, halk, insan, Kaynak, kpss dersleri, kpss sonuçları, Mevsim, Milletler, Okyanus, Okyanuslar ve Denizler, Plan, renk, SORU, Sosyal Bilgiler, türk, yaş, Yerçekimi, yeter, zarar





