Gösterim: 224 defa | Yorum yok » | Kategori: Atatürk Hakkında HerÅŸey
Atatürk’ün Sanata VerdiÄŸi Önem Daha Ankara’da otel, lokanta yokken O Avrupa’ya resim, müzik tahsiline insanları yolladı. Cemal ReÅŸit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Adnan Saygun gibi kompozitörler Çallı İbrahim, Namık İsmail gibi ressamlar bunlardan bazılarıdır (Vedat Nedim Tör, 1923 Sanat ve Bilim Konferansı) Atatürk, Türkiye’nin yeniden yapılanma döneminde, milli kültürü yansıtan bir sanat anlayışının oluÅŸması adına önemli adımlar atmıştır. Atatürk, sanatın Türk Milleti için önemini ÅŸu veciz sözleri ile ifade etmiÅŸtir: Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkılaplarda baÅŸarıya ulaÅŸmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır. Atatürk sanat alanındaki atılımlarda öncelikli olarak mimariyi ele almıştır. Türkiye’nin modern bir mimarisinin olması için Almanya’dan ÅŸehir planlamacıları ve mimarlar getirtmiÅŸtir. Bu uzmanların yönlendirmeleri sonucu mimari alanda yeni bir yol çizilmesini saÄŸlamıştır. Genel Kurmay BaÅŸkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı binaları bu dönemin ilk ürünleridir. Atatürk, Türk Milleti’nin sahip olduÄŸu en görkemli yapının milli birlik ve beraberliÄŸin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin olması gerektiÄŸini belirtmiÅŸ ve TBMM binasının çaÄŸdaÅŸ ve estetik olması için gerekli tüm adımları atmıştır. Bu bina için yurtdışından özel mermerler dahi getirtilmiÅŸtir. Türk mimarlarına maddi ve manevi büyük destek veren Atatürk, bu yolla milli mimarlık akımının ortaya çıkmasını saÄŸlamıştır. Atatürk, Balkan Festivali kutlamaları sırasında (3 Eylül 1936) Türk Milleti’nin sanatsal geçmiÅŸine de sahip çıkan Atatürk, 1937 yılında Resim ve Heykel Müzesi’ni açarak, Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemin sanatsal ürünlerini aynı çatı altında biraraya getirmiÅŸtir. Türk müziÄŸi, Mustafa Kemal Atatürk‘ün önem verdiÄŸi bir diÄŸer konu olmuÅŸtur. İlk Türk operasının hazırlanması için ünlü müzisyen Adnan Saygun’u görevlendiren Atatürk, Cemal ReÅŸit Rey’e de ilk konservatuarı kurdurmuÅŸtur. Türk müziÄŸinin, akademik alt yapısının da güçlü olması gerektiÄŸine inanmış ve eÄŸitim amacıyla genç Türk müzisyenlerini yurt dışına göndermiÅŸtir. Bu müzisyenler, geri dönüşlerinde Türkiye’ye dağılarak Türk müziÄŸinin ve dolayısıyla Türk sanatının kalkınmasını saÄŸlamışlardır. Ata’nın sanatçıya verdiÄŸi büyük deÄŸeri gösteren bir hatıra da şöyledir: Daha devlet tiyatrosu kurulmamışken, İstanbul’daki ÅŸehir tiyatrosu sanatçıları Ankara’ya gelerek o zamanki Türk ocağında temsiller verir. Atatürk de bu temsillerin birinde bulunur ve sanatçıları Çankaya’ya davet ederek ağırlar. Hepsine ayrı ayrı iltifat eder. Ayrılma vakti gelince, ReÅŸit Galip sanatçılara, Atatürk‘ün elini öperek veda etmelerini söylediÄŸinde, Ata’nın cevabı ÅŸu olur:
Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyet’in kuruluÅŸunun ardından, toplumsal dehasını bir kez daha göstererek Türk Ulusunun kültürel alanda da geliÅŸiminin ÅŸart olduÄŸunu belirtmiÅŸ, kültür ve sanat alanında da birçok yenilik getirmiÅŸtir. Türkiye’de yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşılması hedefini yakalayan Atatürk, sanata verdiÄŸi önemle modern Türk sanatlarının öncüsü ve mimarı olmuÅŸtur.
Mustafa Kemal Atatürk, Türk halkının güzel sanatların önemli kollarından resim ve heykeltıraÅŸlıkta da ilerlemesi için birtakım faaliyetler yürütmüştür. Cumhuriyet döneminde tüm Türk ressamlarının, Cumhuriyet ve inkılapları resmetmelerini saÄŸlayarak, milli birliÄŸin sanat alanına yansıması hedefine ulaÅŸmıştır. Tüm Türkiye’de heykel ve anıt dikilmesine baÅŸlanması da, onun getirdiÄŸi yeniliklerden biridir. Büyük Önder’in bu çalışmaları sonucu, Türkiye’de resim ve heykel sanatları önemli ölçüde geliÅŸme kaydetmiÅŸtir.
Atatürk bir konuşmasında şöyle demiştir:
“Milletimizin güzel sanatlar sevgisini her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkiÅŸaf ettirmek milli ülkümüzdür.”
Atatürk Osmanlı’dan kalma Sanayi-i Nefise’yi imar ettirerek Güzel Sanatlar haline getirmiÅŸtir. Ayrıca burada yetiÅŸen birçok sanatçıyı kendilerini geliÅŸtirmeleri için Avrupa’nın sanat merkezlerine göndermiÅŸtir. Resim, heykel ve mimarlık bölümlerinden çok sayıda öğrenci Almanya, Avusturya ve Fransa’ya gönderilmiÅŸtir.
Hayır, sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.




