Gösterim: 109 defa | Yorum yok » | Kategori: Atatürk Hakkında HerÅŸey
Atatürk’ün 77 Yıl Önce Antalya’mıza GeliÅŸ Nedeni 6 Mart 1930 ve Cuma günü saat 16.oo da kara yolu ile Izmir, Denizli ve Burdur üzerinden Antalya’mıza teÅŸrif eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK‘ ün Bu geliÅŸlerinin amacı bir gezi olarak deÄŸildi. Osmanlıya Libya çöllerinde ilk kursunu sikan ve savaÅŸan İtalyanların amacının aslında hedefleri Andreya Dorya’nin İntikamını alarak, Akdeniz’i bir İtalyan gölü haline getirmek ve Roma imparatorluÄŸunun yeniden doÄŸusunu yaratma hayallerinin sonu hüsran olsa da ödediÄŸi bedelin büyük kimsini Osmanlıya ödetmekti. (Trablusgarp) Libya’da Türk askerimizin çarpışarak ÅŸehit düÅŸtüÄŸü savatsa tanıdığı İtalyanları ve Avrupalıları iyi bilen ATATÜRK TÜRKIYE CUMHURIYETIMIZIN kurulusu ve sonrası ile ilelebet payidar kalmasını hedeflediÄŸi prensiplerindeki icraatlarını bizzat kendisi içinde olarak icra etmiÅŸtir. Libya (Trablusgarp) yenilgisinden sonra 1912 de 12 Adalar ve RODOS ile Ege denizinde kendini yerleÅŸtiren İtalyanlar KurtuluÅŸ savasında İzmir ve DoÄŸu Akdeniz hedeflerindeki umduÄŸunu bulamayınca Antalya ve MuÄŸla iÅŸgallerinde sinsi ve akilli siyaset yürüterek Müttefiklerine karşı Türklere Silah, Uçak ve lojistik destek vererek Yunanlıları Denize dökme basarımıza katkıda bulunmuÅŸlardır. Bu giriÅŸimlerinin ardındaki niyetleri 12 Adalar ve RODOS’u elinde tutmak ve buralarda kalıcı olma hevesleri idi. Ve 390 yıl (1522-1912) Osmanlı hakimiyetinin hüküm sürdüÄŸü Rodos adasını iÅŸgal etti İtalyanlar Mussolini’nin Halkına Sizlere sıcak denizler ve Cennet bahçeleri kadar güzel yerler vereceÄŸim sözünün arkasında bu düÅŸünce yatmaktaydı. Amacının belirgin göstergesi olarak RODOS adasının en yüksek tepesinde bir villa inÅŸa ettirerek Anadolu’ya nazarlarını eksik etmemiÅŸti. 1923 yılında Lozan AntlaÅŸması ile Rodos, Batım, Halep, Hatay, Kerkük, Musul ve Bati Trakya Daraltılan Misakı milli sınırları dışında Arka bahçemiz olarak bırakılıyor. ATATÜRK’ÜN Italyanlar’in Antalya’mızdan çekiliÅŸlerinin kabilindeki bu ziyareti, aslında bir gözdağı mahiyetindeydi. Bu toprakların sahibi ve bir CumhurbaÅŸkanı olduÄŸunun kanıtlandığı bu gezide 12 adalar ve RODOS gibi Bati Trakya, Kerkük Musul, Kıbrıs gibi kutsal davalarımızın sessiz ve derin anlamlı bir mesajı idi. ATATÜRK 1933′de General Mac Arthur’a “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük, Kıbrıs ve 12 Adaları geri alacağım. Selanik’te dahil olmak üzere, Bati Trakya’yı TÜRKIYE hudutları içine katacağım” (09) demesi, ‘Misak-i Milli sınırlarını tamamlama, bütünleme ve geleceÄŸe sınırlarla ilgili bir sorun bırakmama” konusundaki azim, irade ve kararlılığından dolayıdır. (M.N. Sinacı) Nitekim 1938 yılında HATAY davamız için Adana’ya hasta yatağından kalkarak geldiÄŸinde Bana Çizmelerimi giydirmeyin Hatay benim eski davamdır dediÄŸinde Fransızlara sesli verdiÄŸi cevabi Sekiz yıl önce Antalyamizda İtalyanlara sessiz ve derinden vermiÅŸtir. Adana’ya Hatay ziyaretinde Hataylı AYSE FITNAT Hanımefendinin siyah çarÅŸafla ve kendini zincire vurarak karsısına çıkmasına cevaben “40 ASIRLIK TÜRK YURDU DÜSMAN ELINDE ESIR KALAMAZ” sözünü yalnız Hatay için deÄŸil Anadolu’nun CoÄŸrafi ve Kültürel yapısındaki bölünmez bütünlüÄŸü için ve geniÅŸ tarih bilgisi ışığında vermiÅŸtir.
8 Mart 1930 Pazar günü Dedem Salih Ignegöl’ün gemici olarak hizmet ettiÄŸi Rüstemciye gemisi ile Konyaaltini gezen ATATÜRK Ara’ya DoÄŸru denizden Åželaleleri gezerken günümüzde dahi hala RUMKUS denilen Falezlerin yüksek yerindeki İsme sinirlenerek olmaz böyle ÅŸey buranın ismi bundan sora ERENKUS olarak deÄŸiÅŸtiriniz talimatını verse de bu vasiyetini gösteren bir tabela dahi bu bölgede yoktur. Bu gezisinde “HIÇ SÜPHESIZ BURASI DÜNYANIN EN GÜZEL YERIDIR” diyerek Antalya’mıza hayranlığını belirtirken Mussolini cennet vaadine karsı bir cevap vermiÅŸtir. 9 Mart 1930 tarihinde Antalya‘mizdaki misafirliginde Aspendos ziyaretinde Lise Tarih öÄŸretmeni Fikri ERTEN beyin yapı hakkındaki izahı bilgilendirme konuÅŸmasından sonra sözü alarak ayni yapının Roma’daki benzer yapı ile karsılaÅŸtırmasını yaparak etrafındaki insanları ÅŸaşırtarak buradaki amacının İtalyanlara bir cevap olarak verildiÄŸi anlamı ise ” ITALYANLARA BU GÜZEL BELDENIN, IMARI VE KORUNMASINDA NE DERECEYE KADAR MUKTEDIR OLDUGUMUZU GÖSTERECEGIZ!” sözü ile gayet geniÅŸ olarak ifade etmiÅŸtir. Çanakkale Truva medeniyeti ile yakından ilgisi Hititlerin varlıklarının Türk ırkından olduÄŸunun kanıtı olan sözü 40 Asilik Türk yurdu ifadesi olmuÅŸtur. 11 Mart 1930 Åžali günü vapurla Mersine oradan Adana ile Konya’dan sonra Ankara’ya hareket edecek iken Bir Fransız heyetinin Ankara’ya geliÅŸlerini belirten BaÅŸbakan İsmet İnönü’nün telgrafı ile 12 Mart 1930 ÇarÅŸamba günü saat 10.o da Burdur karayolu ile Ankara’ya hareket ederken Misafirperver Antalyalılarımızın ilgi ve alakalarına karşılık “BURAYA DEMIRYOLUNU INDIRECEGIM” sözünü vermiÅŸti. Bu ifadenin altındaki gerçek ise biz gerekirse Antalya‘ya en kısa zamanda Demiryolu yapar ve bu toprakları savunuruz buraları cennetin alası yaparız sözü günümüzde sadece bir vasiyet olarak kalmadığını ve gelecekte mutlaka yapılacağına inanıyorum. 29 Haziran 1945: Türkiye; San Francisko’da BirleÅŸmiÅŸ Milletler AntlaÅŸması’nı imza etti. 15 AÄŸustos 1945: Adnan Menderes, BirleÅŸmiÅŸ Milletler AntlaÅŸması TBMM’de görüÅŸülürken, Kemalizm’in kurumlarını kastederek, Türkiye‘deki rejimin bu antlaÅŸmaya aykırı olduÄŸunu söyledi. (BirleÅŸmiÅŸ Milletler AntlaÅŸması 4801 ÅŸayili yasa ile onaylandı) 8 Kasım 1945: İnönü’nün 1 Kasım tarihli kapitalist demokrasiyi hedefleyen TBMM açış konuÅŸmasına ABD’de Congressional Record’ da yer verildi. 6 Nisan 1946: Amerika önce askeri ile geldi. Amerikanin Missuri zırhlısı ve iki savaÅŸ gemisi İstanbul’a demirledi. ATATÜRK’ÜN TÜM GAYRETLERINE RAGMEN… 10 Åžubat 1947 Tarihinde Türkiye‘nin katılmadığı Batili ülkelerin İtalya ile yaptığı Paris Barış AntlaÅŸmasında 12 adaları talep eden tek ülke olan Yunanistan’a 15 Åžubat 1947. Rodos ve 12 adalar terk edildi. Antalya’mıza gönül veren ve Antalyalılar tarafından Gaziantep Nüfusuna kayıtlı olsa da ANTALYA‘NIN manevi hemsehri olan ATATÜRK’ÜN ilk seyahatinin akabilende Antalya‘ya 10 Åžubat 1931 ve 18 Åžubat 1935 tarihlerinde de iki defa daha gelmiÅŸtir Yazımı deÄŸerli İnsan Rahmetli Cahit Akinci’nin bu ani için yazdığı ÅŸiiri ile noktalıyorum. ATATÜRK ANTALYA‘ DA Tabiat ve güzellikler beldesi; Her karış toprağından tarih fışkıran ANTALYA… Bugün O’nu sinene basmış; Türk olmanın hakli gururuyla “Altın Körfezine” Bey daÄŸlarının Bey’i olarak yaslanmıştın!.. O GÜN San baÄŸrındaydı!.. Åžeref tahtındaydı!.. Topların gümbürdemiÅŸti, o gün ilk kez… Davulların vurmuÅŸtu sevkle… Zeybeklerin diz vurdu yere… O gün kıvançla… MutluluÄŸun düÄŸümlendi Atan’da… O da seni sevdi; OkÅŸadı seni, denizin gibi gözleriyle Kucakladı seni, sıra daÄŸların gibi, körfezinde’.. Ayrılmadı bir daha… BaÄŸrında kaldı senin, Ülkü olarak!.. ANTALYA’DA ANTALYA‘li olarak. Yazan: Özkan Ekekon / ANTALYA





