Gösterim: 395 defa | Yorum yok » | Kategori: Performans Proje Ödevleri
Antibiyotikler Vücuttaki mikropları öldürebilen yada çoÄŸalmalarını önleyebilen ilaçlardır. Bu yüzden bu ilaçlara “canlılara karşı” anlamındaki antibiyotik adı verilmiÅŸtir. Ama antibiyotikler bütün canlılara karşı yada bütün canlılar üzerinde etkili deÄŸildir. Nitekim hastalık yapıcı virüslere karşı etkisiz kalan bu maddeler, öbür mikroplan, özellikle bakterileri öldürürken bu minik canlıların yerleÅŸmiÅŸ olduÄŸu vücut hücrelerine bir zarar vermez. Bu nedenle kümes hayvanlarının ve domuz yavrularının daha saÄŸlıklı geliÅŸebilmesi için çoÄŸu kez yemlerine antibiyotik katılır. Hatta ABD’de hemen tüketilmeyecek etler, tazeliÄŸini uzun süre koruyabilmesi için, antibiyotiklere batırılarak depolanır. Antibiyotiklerin ilk örneÄŸi olan penisilin 1928′de hemen hemen rastlantı sonucunda bulundu. Alexander Fleming, pelte kıvamında özel bir maddeyle doldurulmuÅŸ bir kabın içinde (besi ortamında) stafilokoklann geliÅŸmesini inceliyordu. (Stafilokoklar, irinli çıbanlann oluÅŸmasına ve impetigo gibi iltihaplı deri hastalıklanna yol açan bakterilerdir.) Fleming’in hazırladığı besi ortamına yanlışlıkla karışan küf mantarları aynı ortamda çoÄŸalarak stafilokoklan yok etmiÅŸti. Fleming, mantarlarca salgılanan ve bakterileri öldüren bu maddeye penisilin adını verdi. O tarihten ancak 10 yıl sonra penisilin saf olarak elde edilebildi ve daha birçok bakteri türü üzerinde etkili olduÄŸu saptandı. İlk kez 1957′de de bir araÅŸtırma laboratuvannda yan sentetik penisilin elde edildi. O günden bu yana, gerek baÅŸka tekhücreli canlılardan, gerek laboratuvarlarda kimyasal iÅŸlemlerle birçok antibiyotik üretilmiÅŸtir. Penisilin ve streptomisin gibi bazı antibiyotikler bakterileri öldürdüğü halde, tetrasiklin ve kloramfenikol gibi bazı antibiyotikler yalnızca bakterilerin çoÄŸalmasını önler ve bu mikroplan öldürme iÅŸini vücudun doÄŸal savunma sistemine bırakır. Doktorlar hastalarının tedavisinde antibiyotik kullanacakları zaman, genellikle hastalığın hangi bakteriden ileri geldiÄŸini, dolayısıyla en çok hangi antibiyotiÄŸin etkili olacağını saptamaya çalışırlar. Bu amaçla, içinde bakterilerin bulunduÄŸu salgılardan, örneÄŸin irin ya da balgamdan aldıkları örnekleri hastenelerin laboratuvarlarında incelemeye gönderirler. Laboratuvarda, hastadan alınan irin küçük bir kaba konur ve kabın üzeri belli miktarda antibiyotik içeren filtre kâğıtlarıyla kapatılır. Kısa bir süre sonra antibiyotik irinle karışır ve kabın yüzeyinde bakterilerin üreyemediÄŸi boÅŸ bölgeler oluÅŸur. Bazen bakteriler antibiyotiklere karşı direnç kazanır ve daha önce olumlu sonuç veren bir antibiyotik aynı bakteri türünü etkilememeye baÅŸlar. Bunun nedenlerinden biri, çok hafif atlatılabilecek mikroplu hastalıklarda aşın miktarda antibiyotik kullanılması ya da gerektiÄŸi zaman yeterli dozda antibiyotik kullanılmamasıdır. Böyle durumlarda genellikle hastalığı tedavi edebilecek baÅŸka bir antibiyotik denenir. Bakteriler üzerindeki etkisine karşılık, antibiyotikler bugüne kadar virüs hastalıklarının tedavisinde etkili olamamıştır. Bazı Önemli Antibiyotikler Penisilin özellikle stafilokoklardan ileri gelen irinli çıbanların ya da apselerin ve zatürree, menenjit gibi ağır iltihaplı hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bu tedavide penisilin kas ya da damar içine şırınga edilebileceÄŸi gibi tablet halinde ağızdan da alınabilir. Ama bazen stafilokoklar penisiline karşı direnç kazanır ve tedavi istenen sonucu vermez. Bilim adamları, penisilinden türetilen ve penisilinin etkisiz kaldığı bakterileri de öldürebilen yeni antibiyotikler geliÅŸtirmiÅŸlerdir. Streptomisin toprakta yaÅŸayan bir bakteri türünden 1944′te elde edildi ve veremin tedavisinde etkili ilk antibiyotik oldu. Rifampisin gibi baÅŸka antibiyotikler de verem mikrobuna karşı etkilidir, ama streptomisin bugün bile bu hastalığın tedavisinde çok kullanılır. Streptomisin ayrıca penisiline direnç gösteren bazı bakteriler üzerinde de etkilidir. Tetrasiklinler. Bu antibiyotik grubu tetrasiklin, klortetrasiklin ve oksitetrasiklin gibi benzer antibiyotikleri içerir. Etki alanı geniÅŸ olan (“geniÅŸ spektrumlu”) bu antibiyotikler birçok bakteri türünün çoÄŸalmasını engelleyebilirse de, vereme ve besin zehirlenmesine yol açan bazı bakterilere karşı etkili deÄŸildir. Yalnızca ağızdan yutularak alındığında etkili olan kloramfenikol ayrıca iltihaplı göz hastalıklarının, bakterilerden ileri gelen besin zehirlenmelerinin, zatürree ve menenjitin tedavisinde de kullanılır. Tek sakıncası, çok ender de olsa kan hücrelerine zarar verebilmesidir.
Kloramfenikol de etki alanı geniş olan bir antibiyotiktir. Tifo tedavisinde en etkili antibiyotik olduğu kadar, kuşlardan, özellikle papağandan insana bulaşan psittakoz gibi başka bakteri hastalıklarının tedavisinde de olumlu sonuç verir.




