Yazar: FERO CREATION | Tarih: Cuma, Åžubat 5th, 2010 saat 9:44 am
Gösterim: 274 defa | Yorum yok » | Kategori: Performans Proje Ödevleri

ANTALYA KÖYLERİMİZDE DÜÄžÜN ADETLERİ


Köylerimizde DüÄŸün Adetleri
Kız İsteme: kız istemeye evlenme çağına gelen oÄŸlan için anne babası ve tanıdıkları çevrelerinden kız aramaya baÅŸlarlar. EÄŸer oÄŸlanın beÄŸendiÄŸi ve seçtiÄŸi bir kız varsa iÅŸ daha da kolaylaşır. Karar verilip fikir birliÄŸi saÄŸlanırsa kız isteme hazırlıkları baÅŸlar. Kız evine gidilecek gün haber verilir. OÄŸlan evinin sözcülüÄŸü üzerine alan(kiya) kız evine gider. Ekseriyetle kız istemeye PerÅŸembe Pazar günleri gidilir. Kızın büyüklerinden biz münasıp gördük sizde münasıp görürseniz Allah ın emri Peygamber in kavli ile kızınız… yı, oÄŸlumuz… ya istiyoruz. Kız tarafı da kendi aralarında konuÅŸmak amacıyla süre ister. Bir süre sonunda oÄŸlan tarafı kız evine gider, kız evi gönüllü ise ağız tadı niteliÄŸinde çay, kahve vs. tatlı ikramında bulunur. EÄŸer gönülsüz ise ikramlar ÅŸekersiz olur, gelenlerin istenmediklerini belirtmek amacıyla ayakkabıları dışarıya atma içlerine su ve acı biber koyma vs. ÅŸeyler koyma gibi gittikçe azalan görenekler uygulanır. Gönüllü taraflar arasında kızın oÄŸlanı görmesi ve söz kesme günü de biraz geç vakitte kararlaÅŸtırılır.
KararlaÅŸtırılan gün kız ve oÄŸlan tarafının davetli akrabaları kız evine toplanır. Söz kesimi ve ÅŸerbet içme denilen tören yapılır. Bu törende kız tarafı kızları için gerekli gördükleri takı, giysi,ve eÅŸyaları oÄŸlan evinden isterler. Mutakıp kalıncaya kadar konuÅŸulur, sonunda niÅŸan günü kararlaÅŸtırılır. Söz kesiminde davetlilere prinç pilavı, baklava ikram edilir.

NiÅŸan: söz kesiminden sonra kararlaÅŸtırılan güne kadar oÄŸlan evi ” NiÅŸan kofası” denilen süslü ve içerisine kararlaÅŸtırılan takıların, giysilerin vs. eÅŸyaların konulduÄŸu kofa hazırlanır, bazı niÅŸanlar sade olarak iki aile arasında yapıldığı gibi güldürümlü denilen gösteriÅŸli niÅŸanlarda yapılmaktadır. Kız evine ait hazırlanan kofa gönderilir, kız evi de niÅŸandan sonra kofa karşılığı oÄŸlana ait giysilerle birlikte baklava, susam helvası, leblebi vs. gibi ÅŸeylerle oÄŸlan evine gider. Buna niÅŸan karşılığı denir.
Evlerde veya salonlarda yapılan niÅŸanlar oÄŸlan evi tarafından alınan niÅŸan yüzükleri kırmızı kurdele ile birbirine baÄŸlanır. Kız ve oÄŸlan tarafları ve davetliler tören yeri salonda ise salona giderler, niÅŸanlanacak kız güzel giysilerle yüksek bir yere oturtulur. Bayanlar arası sazın eÅŸliÄŸinde oyunlar oynanır, törenin sonunda kaynana kıza niÅŸan yüzüÄŸünün ve hediyesini takar. Kızı oyuna kaldırır. Bütün dost ve akrabalar, hediyelerini kıza takarlar, niÅŸanlı kız takı ve paralarla bezenir. Hediyelerin kimler tarafından takıldığı bilinir. NiÅŸan evde yapılacaksa davetliler kız evine gider, yapılan pirinç pilavı, baklava, limonata vs. yiyecek ve içecekler ikram edilir. Kız ve oÄŸlan güzel giyinmiÅŸ halde ortaya çıkar. Uygun görülen seçkin bir kiÅŸinin kısa konuÅŸmasından sonra yüzükler takılır. Kız ile oÄŸlan davetlilerin elini öperler. Lokum sigara ve kolonya dağıtılır. Kız ve oÄŸlana davetliler tarafından hediye ve para takılır. Hediyelerin kimler tarafından takıldığı mutlaka belli edilir. Zamanı gelince karşılık vermek adettir. DüÄŸün hazırlıkları yapılır tarihi belirlenir.

DüÄŸün: niÅŸandan sonra tüm hazırlıklar biter davetliler belirtilen günde belirtilen yerde toplanırlar. Son günlerde Cumartesi-Pazar, PerÅŸembe akÅŸamı yapılan 3-4 saatlik (balo ve bayanlar arası) düÄŸünden sonra kız oÄŸlan evine gider. Böyle düÄŸünlerde de giriÅŸte lokum, kolonya, sigara ikram edilir. Saz eÅŸliÄŸinde oyunlar oynanır, nikah memuru tarafından nikah yapılır. Gelin damat oyuna kalktığında hediye ve takılar takılır. DüÄŸün sonrası takı takanlara kız evinde kız evinde hazırlanan bohçalarla karşılık verilir. Elmalı köylerinde düÄŸünler, pazartesi öÄŸle baÅŸlar, PerÅŸembe akÅŸamı biter veya Cuma öÄŸle baÅŸlar, Pazar akÅŸamı biter. DüÄŸün öncesi (urba) denilen eÅŸya, giysi ve takı alınır. Bu arada nikah yapılır. Davetliye veya oku denilen bardak, kibrit, havlu, mendil, yazma vs. hediyelerle tanıdıklar davet edilir. DüÄŸün evini belli etmek üzere dua ile bardak asılır. Köylerde gençler tarafından bir gün önceden (keÅŸkeklik) buÄŸday dövülür. DüÄŸün evinde yemek yenir. Bu ilk güne düÄŸünün ” Bayrak veya yük günü” denir. Aynı gün oÄŸlan evinin eÅŸyaları takıları kız kız tarafına alınan hediyeler (ağırlık) kız tarafının ihtiyacı olarak odun, bazı yiyecek maddeleri, süslenmiÅŸ koç, keçi bir araca yüklenerek saz eÅŸliÄŸinde tüm davetlilerle birlikte kız evine götürülür. Kız evince karşılanan misafirlerden giyecek kolisi ile koç veya keçiyi getirene hediye verir. Konuklara yemek veya ÅŸerbet verilir.

Kız evinden birkaç kiÅŸi kızın eÅŸyaları ile birlikte kızın yeni evini döyemek üzere gelin evi döÅŸemeye giderler. Buna ev döÅŸeme denir. OÄŸlan tarafı kız tarafından gelenleri ağırladıktan sonra uÄŸurlar. Salı ve Cuma akÅŸamları oÄŸlan evinde oÄŸlan kınası yapılır. Yakılan meydan ateÅŸinin etrafında yenilir, içilir, oynanır. Kadınlarda ayrı bir yerde düÄŸün ederler.
ÇarÅŸamba ve Cumartesi günü kız kınası yapılır, oÄŸlan evi misafirleriyle akÅŸam kız evine gider, aynı gün öÄŸleden sonra kız süslenir başı örülür veya kuaföre gider. Buna (baÅŸörme) denir. Gelen misafirlere yemek verilir. Erkek veya bayanlar ayrı yerlerde düÄŸün kurarlar. Damat kızı koluna takarak bayan düÄŸünü yerine alkışlar arasında getirir, karşılıklı oynarlar gelini bırakarak erkek düÄŸününe döner. Bayanlar arası düÄŸünde kız ve oÄŸlan evi ayrı ayrı oyuna kaldırılır, düÄŸün sonuna doÄŸru gelin kaldırılarak oynatılır. Para takılır hazırlanan tepsiye kına mumlar yakılır. Gelinin etrafında türküler söylenerek dönülür, geline kaynananın eli öptürülür, gelini aÄŸlatmak için çeÅŸitli maniler söylenir.

Avlumuzun günden yanını deldiler
Koyun gibi, kuzu gibi avlumuza doldular
Hani benim kızım nereye gitti diye sordular
AÄŸlama gelin aÄŸlama, bu gece misafirsin bize
Gel bak anası gel bak kızın gelin olmuş gidiyor
Gel bak babası gel kızın gelin olmuş gidiyor
Gel bak ağabeyi gel kızın gelin olmuş gidiyor
Gel bak halası gel kızın gelin olmuş gidiyor

Biner atın iyisine
Gider yolun goyusuna
Selam edin dayısına
Gız anam gınan gutlu olsun

Gız anası, gız anası
Hani bunun öz anası
Gızın gelin olmuş gidiyor
Gız anam gınan kutlu olsun

Geline önce kız evi sonra da oÄŸlan evinden takılar takılır, hediyeler verilir. OÄŸlan evinin hediyeleri liste yapılır sonra kız evinin hazırladığı bohçalarla cevap verilir. DüÄŸün bittikten sonra gelin kız evine gider, kınası yakılır ve kınası yakıldıktan sonra gelinin arkadaÅŸları eÄŸlenceye gece de devam ederler. Gelin geceyi arkadaÅŸlarıyla geçirir.


Ertesi günü PerÅŸembe veya Pazar gelin giydirilir orta yere oturtulur. ÖÄŸleden sonra gelini almaya gelen kiÅŸiler, ayakkabı, ceket, vs. giyecekleri çıkarmadan girerler. Çünkü gelinin yakınları olarak hediye karşılığı verirler.(bir adettir mehel olan) diye çaÄŸrılan kızın yakınları ellerini öptürerek vedalaşırlar. El öpme iÅŸi bitince imam tarafından dua edilir. Damada götürmek üzere yüksek bir yerden gençlerin içine seccade atılır, boÄŸuÅŸmalardan sonra seccadeyi alan damada götürür., bahÅŸiÅŸini alır. Gelin damat veya babası, kardeÅŸi tarafından evden çıkarılır, hazırlanan arabaya bindirilir. Kalan eÅŸyaları da konarak yola çıkarılır. OÄŸlan evince düÄŸün sırasında hizmet eden gençlere ergenlik adı verilen bahÅŸiÅŸ verilir, bu parayla gençler kendilerine ziyafet çekerler.
Gelin oÄŸlan evine giderken yolu kesenlere para verilir, gelin arabası hareket ettiÄŸi zaman su serpmek, ÅŸiÅŸe kırmak adettir. Gelin eve gelince arabanın kapısı açılmıyor diyerek ÅŸoföre bahÅŸiÅŸ verilir. Gelin arabadan inmeden önce oÄŸlanın yakınları tarafından indirmelik adıyla para ve çeÅŸitli hediyeler verilir. Gelin damat tarafından indirilir, damat ile gelinin başına buÄŸday veya leblebi ÅŸeker para karışımı serpilir. Çocuklar tarafından toplanır.
Damat evinin kapısında davar kesilir, kanın üzerenden gelin geçirilir. BatıllaÅŸmış ve bazı yörelerde uygulanan gelinin iyi huylu olması isteÄŸi ile (kaynananın ayağını öpme, koltuÄŸunun ayağının altından geçme, eÅŸik öpme vs.) gibi adetlerde uygulanır. Damat gelini odasına götürür, duvağını açar, hoÅŸ geldin der ve görümlüÄŸünü takar, tekrar halkın arasına girer, el öper, arkadaÅŸları ile oynar, para takılır, eve katma yemeÄŸi yenir. Yatsı namazından sonra öÄŸütlenir ve yumruklamalar arasında gelinin odasına gönderilir.
Evde sözü geçer olma inancıyla gelin damadın veya damat gelini ayağına basar, inanca göre basan ileride söz sahibi olur. Sabah gelin damat evdekilerin elini öper, Cuma ve Pazartesi günü öÄŸleden sonra gelin yüzü veya duvak denilen eÄŸlence tertip edilir. Böylece düÄŸün bitmiÅŸ yeni yuva kurulmuÅŸ olur.

Renklerin Dili, GeçmiÅŸin Sesi Yuva El İşlemeleriyle Yaşıyor

Bir ülkeyi veya bir ÅŸehri tanıtırken veya onun özelliklerinden bahsederken bazı belirli simgeler ortaya çıkar. Bu bazen turizm olgusu, bazen ünlü birkaç isim olgusu ve bazen ise geniÅŸ bir tarih olgusuyla kendini gösterir.
Bu yazımda sizlere buram buram tarih kokan,kültür kokan Anadolu kokan Elmalı’nın Yuva Kasaba’sına gittiÄŸim zaman ki izlenimlerimi anlatacağım. Bu kasabada isterseniz kendinizi çaÄŸdaÅŸ bir kentte hissedebilirsiniz veya isterseniz o bozulmamış Anadolu kentlerinden birinde yaÅŸadığınızı zannedebilirsiniz. Belki bu durum size tezatlar zinciri gibi gelebilir fakat asla öyle deÄŸildir. Çünkü burası geliÅŸen çaÄŸa ayak uydururken tarihine de sahip çıkmıştır. Bir çok evin duvarında eski el iÅŸlemesi halı ve kilimleri görebilirsiniz. Elbette sadece bu kadar deÄŸil çulu, sarı namazlığı, ekmek torbası, kızıl çuvalı, tuz torbası, terki heybesi, iyilik torbası, tarak çulluk, mutav, renk renk iÅŸlenmiÅŸ nakış örnekleri sizi yıllar öncesine götürür. Tüm bunlar sabrın, göz emeÄŸinin ve insanın iç dünyasının güzelliÄŸinin birer eskimeyen abideleridir. Bütün bunları seyrederken birden kulağınızı bir yanık türkü doldurur. Çünkü kaybolup giden birçok el emeÄŸinden göz nurundan geriye sadece bu türküler kalmıştır.

Yörük yurdudur da bizim yurdumuz
Allı yeşildir de bizim ordumuz
Bir orduya yeter bizim dördümüz
İnce belden aşıp gelir ardımız.

Anonim
Åžimdi isterseniz Fatma nineye kulak verelim. Bize anlattıklarını dinleyelim. “Bak oÄŸlum, bizler yıllardır bu topraklarda yaÅŸadık ve yaşıyoruz. Bu topraklarla aÄŸladık bu topraklarla güldük,bu topraklarla birlikte güneÅŸin altında kavrulduk,biz ona bir verdik o bize bin verdi. Evdeki kaşığımdan mezarda olacak olan taşıma kadar her ÅŸey bu toprakların eseri, elbette ki böyle bir durumda atamızın, dedemizin deÄŸerlerine sahip çıkmamak çok üzücü bir durum. Bak tüm bu gördüklerin elimin, gözümün emeÄŸi ama ÅŸimdi ihtiyarladık. Gözümüz görmez elimiz tutmaz oldu. Bunu kızım için, bunu gelinim için, ÅŸunu camiye hayrım olsun diye, ÅŸunu da cenazem için dokudum. Hepsinin örneÄŸini ezbere biliyordum. Tüm bunları anam dokudu, ben dokudum. Fakat gel gör ki kızım dokumaz, gelinim dokumaz. Bunun nedenini bana birçok nedenler ortaya atarak anlatıyorlar ama aklım bir türlü ermiyor. bak tezgah bahçede duruyor, boynu bükük kaderini bekliyor. İşte bu tuz torbası, buna daÄŸa giderken,yaylalara giderken azık konur, buda kızıl çuval, gelin evden giderken çeyizini buna koyar. Eskiden bu çuval olmadan gelin gönderilmezdi. Ele neylen çıkacak? Kilimsiz çulsuz gelin olur mu? derlerdi.”
Buram buram nakışlı iyilik torbası, tarak çulu,terki heybesi bocuklarından mavinin yandığı kızıl çuval hala birçok evin duvarlarını süslemeye devam ediyor.bazılarının arasından AyÅŸe kızın kara oÄŸlana yaktığı türküler etrafa yayılıyor, bazısında ise anaların hasret türküleri odayı kaplıyor, bazısında ise Emine Ninenin torununa söylediÄŸi ninniler hala kulaklarda çınlıyor.
EÄŸer bir yolunuz düÅŸerse Yuva Kasabasına uÄŸrayın hem serin aÄŸaçların altında güzel doÄŸayla tanışın, Balıklar Dağında tarihi izleyin, bir çoban kavalının sesine uyarak türküler söyleyin, elleri tek dostu olan haşır neÅŸir olmaktan çatlayan köylünün elinden çayını için, kültürel yozlaÅŸmanın yaÅŸandığı günümüzde bakarsınız gerçek bir dost edinirsiniz.

 

GeçiÅŸ Dönemi Yiyecekleri

İnsan yaÅŸamında doÄŸumdan ölüme kadar geçen sürede yer alan yemekle ilgili geleneksel uygulamalar Antalya‘da aÅŸağıda verildiÄŸi ÅŸekilde göze çarpmaktadır.

 

DoÄŸum yapan kadına ilk yiyecek olarak tarhana çorbası veya sıcak tereyağı karıştırılmış palize ; çocuÄŸa ÅŸekerli su verilirdi. KomÅŸular anneye sütü insin diye palize ve helva gönderirlerdi.

 

Antalya‘da doÄŸumun yedinci günü ebeye ve yakınlara “tuz daveti”verilirdi. Bu davette ebe ÅŸeker, bal tuz karışımıyla çocuÄŸun bütün vücudunu hatta aÄŸzının içini kokmasın diye ovar,ve yıkardı.

 

Bu davette baklava, börek ve en güzel yemekler yapılırdı.

 

ÇocuÄŸun ilk diÅŸi çıktığında “diÅŸ dirgiti” denilen tören yapılırdı.

Bu törende buÄŸday fasulye, nohut kaynatılarak çeÅŸitli çerezlerle konuklara ikram edilirdi. Sünnet merasiminde eÄŸlenceler yapılır, yemek verilirdi.

 Bu mönüde düÄŸün töreninde yapılan güvey yemeÄŸi mönüsü aynen yer alırdı.

 

Söz kesme ve niÅŸanda bademli ÅŸerbet, eskiden evde yapılan imam nikahlarında kahve, lokum, yemek ikram edilirdi.

DüÄŸün hamamında kız evi katmer, börek, yemek yapsa da oÄŸlan evi hamama kebap veya tandır gönderirdi.

 Çeyiz asma töreninde yemek verilir, ayrıca çerez ikram edilirdi.

 

DüÄŸünde “güvey yemeÄŸi” denilen ve tüm kalabalık düÄŸünlerde yapılan yemek yer alırdı. Güvey yemeÄŸi mönüsünde ÅŸu yemekler bulunurdu:

  • Terbiyeli Pirinç Çorbası
  • Etli Fasulye veya Patates
  • Etli Pilav
  • KeÅŸkek
  • İrmik Helvası veya Zerde

DüÄŸünün haftasında aileler arasında karşılıklı davet yapılır, en güzel yemekler baklava börek olması kaydıyla hazırlanırdı. Bu menü ÅŸöyle olabilirdi:

  • Tavuk Çorbası
  • Kızartma Eti
  • Yaz ise YeÅŸil Kış ise Kuru Fasulye
  • Pilav veya Su BöreÄŸi
  • Baklava

Antalya‘da ölüm olayında komÅŸular, akrabalar üç gün ölü evine yemek getirirlerdi. Ölü gömülürken pide, helva yapılıp hem dağıtılır; hem de baÅŸ saÄŸlığına gelenlere ikram edilirdi. Ölümün yedinci günü mevlit okutulur, lokum dağıtılırdı. Kırkıncı günü tevhit okutulur, lokma dökülür; elli ikisinde dua okunur, helva karılırdı.

Tags: Antalya, Bolu, cami, din, Dokuma, erkek, halk, incir, insan, ırk, kpss dersleri, kpss sonuçları, lav, maniler, memur, PARA, Performans Proje Ödevleri, Plan, renk, Tarih, Turizm, yaş, yeri, yeter, yozlaşma

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır