Yazar: FERO CREATION | Tarih: Cuma, Åžubat 5th, 2010 saat 9:33 am
Gösterim: 95 defa | 1 yorum var » | Kategori: Performans Proje Ödevleri

Alevilik Nasıl Doğdu?

AleviliÄŸin kökeni genel olarak Hz. Muhammed’in vefatı sonrasında yaÅŸanan geliÅŸmelere dayanmaktadır. Ancak Anadolu AleviliÄŸi ele alınırken islamöncesi ve sonrası birçok farklı dinsel ve kültürel unsuru da gözden kaçırmamak gerekmektedir. Önce AleviliÄŸin doÄŸuÅŸuna yolaçan geliÅŸmeleri görelim:Hz. Muhammed’in vefatı sonrasında ortaya çıkan kimin halife olacağı sorunu, Alevi-sünni meselesinin ilk tohumlarını atmıştır. Hz. Muhammed daha saÄŸlığında birçok kez Hz. Ali’nin halefi olacağını vurgulamıştı. Hz. Muhammed’in soyu, kızı Hz. Fatıma’yı eÅŸ olarak verdiÄŸi Hz. Ali’den devam etmiÅŸti.Hz. Muhammed Mekke’ye Hicret ettiÄŸi zaman da ailesine ve iÅŸlerine bakmak üzere Hz. Ali’yi yerine bırakmıştı. Üstelik Peygamber Hz. Ali’nin katıldığı hemen hemen bütün savaÅŸlarda onu komutan olarak atamıştır.BilindiÄŸi üzere Hz. Muhammed Veda Haccı dönüÅŸünde (632) Gadîru Hum adlı yerde beraberindeki müslümanlarla konaklayarak bir konuÅŸma yapmış ve bu konuÅŸmasında kendisinden sonra amcasıoÄŸlu ve damadı Hz. Ali’nin müslümanlara önder yani halife tayin olduÄŸunu ifade etmiÅŸti. Orada aralarında İkinci Halife Ömer’in de bulunduÄŸu müslümanlar bundan dolayı Hz. Ali’yi kutlamışlardı.

 

 

Ölmeden önce Hz. Muhammed “Bana bir kalem ve kağıt getirin size bir vasiyet yazdırayım ki, benden sonra ihtilafa düÅŸmeyesiniz.” demiÅŸ ancak bu isteÄŸi yerine getirilmemiÅŸ ve Peygamber vasiyetini yazamadan vefat etmiÅŸti. Daha sonra Hz. Ali ve diÄŸer aile üyeleri Peygamberin defin iÅŸleriyle uÄŸraşırken, Ebu Bekir ve Ömer’in de aralarında bulunduÄŸu ensar ve muhacirin ileri gelenleri iktidar kavgasına baÅŸlamışlardı bile. Bu iktidar mücadelesi Ebu Bekir’in halife olması ile sonuçlanmış, daha sonra sırasıyle Ömer ve Osman halife olmuÅŸlardır. Sonuç olarak bu üç kiÅŸinin halifelikleri, deyim yerindeyse Peygamberin Ehli Beytine raÄŸmen gerçekleÅŸmiÅŸ, bu nedenle yüzyıllardır tartışılagelmiÅŸtir. Hz. Ali ve Hz. Fatıma bu halifelikleri onaylamamakla birlikte, iktidar uÄŸruna gerginlik yaratmaktan da kaçınmışlar, bu haksızlığı sineye çekmeyi uygun görmüÅŸlerdir.

Alevi-Sünni meselesinin ilk çıkışı özetlemeÄŸe çalıştığımız bu halifelik meselesine dayanır. Ehli Beytin başına gelenler ve bunlardan en önemlisi Kerbela Olayı ise AleviliÄŸin siyasal ve düÅŸünsel bakımlardan daha da olgunlaÅŸmasına ve Araplar dışındaki diÄŸer uluslar arasında da yayılmasına neden olmuÅŸtur.Åžimdi bu geliÅŸmeleri görelim:

 

 

Osman’ın halifelik dönemi (644-656), daha önce tohumları ekilmiÅŸ bulunan bölünmelerin, problemlerin su yüzüne çıktığı bir dönem olmuÅŸtur. Halife Osman’ın yönetiminde akrabalarına, yani Emevi ailesine gösterdiÄŸi aşırı yakınlık ve valiliklere onları tayin etmesi ve diÄŸer suistimaller ona karşı Irak, Mısır, Hicaz ve Surite’de yoÄŸun bir hoÅŸnutsuzluk duyulmasına yolaçmıştır. Valileri halka kötü davranıyor olmalarına raÄŸmen onları koruyucu bir tutum takınmış, sonuçta Mısır, Basra ve Kûfe’den yola çıkan gruplar Halife Osman’ın evini kuÅŸatarak onu öldürmüÅŸlerdir.(656)

 

 

Üçüncü Halife Osman’ın öldürülmesi sonrası Hz. Ali halifeliÄŸi sahabenin ısrarları üzerine kabul etmiÅŸtir. Hz. Ali iç karışıklıkların çok yoÄŸun olduÄŸu bir dönemde ve bu karışıklıkları sonlandırmak amacıyla halifelik görevini kabul etmiÅŸtir. Daha önce Osman’ın aleyhinde bulunmuÅŸ olan Hz. Muhammed’in eÅŸlerinden AyÅŸe, Talha ve Zübeyr, Hz. Ali’nin halife olması sonrasında onu Osman’ın ölümünden sorumlu tutarak Cemel savaşına yolaçmışlardır. Cemel Savaşı Hz. Ali’nin galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Hz. Ali bu olaydan sonra Åžam’da hüküm sürmekte olan ve kendisine biat etmeyi reddeden Åžam Valisi Muaviye sorununun çözümüne giriÅŸti. Muaviye, Hz. Ali’yi Osman’ın ölümünden sorumlu tutuyor ve Åžam’da bunun propagandasını yapıyordu. Hz. Ali’nin uyarıları sonuçsuz kalınca Hz. Ali ve Muaviye Orduları arasında Sıffin Savaşı (657) baÅŸlamış oldu. Hz. Ali’nin ordusu savaşı kazanmak üzereyken, Muaviye’nin yakın adamı Amr İbn-ül As’ın, askerlerin mızraklarının ucuna Kuran sayfalarını baÄŸlatarak “Allahın kitabı sizinle bizim aramızda hakem olsun.” diye bağırtması sonucu Hz. Ali’nin ordusu saldırıyı durdurdu. Bu ÅŸekilde Amr’ın hilesi iÅŸe yaramış ve iki taraftan hakemler seçilmiÅŸ, bir sonuca ulaşılamamıştır. Burada Hz. Ali’nin ordusundan ayrılan bir grup da Hariciler adını almışlardır. Böylece müslümanlar Hz. Ali yandaÅŸları, Muaviye yandaÅŸları ve Hariciler olmak üzere üçe bölünmüÅŸ oluyorlardı. Hz. Ali vefatından önce Haricilere yönelik askeri bir harekat düzenlemiÅŸ, önemli bir bölümünü yok etmiÅŸti. 24 Ocak 661’de ise Hz. Ali, İbn Mülcem adlı bir harici tarafından uÄŸradığı saldırı sonucunda ÅŸehid olmuÅŸtur.

 

 

Bu ÅŸekilde Emevi hükümdarı Muaviye iktidara yönelik siyasal amaçlarını ne pahasına olursa olsun elde etmeye uÄŸraÅŸmış, Sıffin’de Hz. Ali’ye yenileceÄŸini anlayınca hileye baÅŸvurmuÅŸ ve Hz. Ali’nin vefatı ile Emevi saltanatını kurma amacına ulaÅŸmıştır. Hz. Ali’nin vefatı sonrası Åžam ve Mısır dışında bütün eyaletler Hz. Hasan’a biat etmiÅŸlerdi. Muaviye kendi iktidarı için tehlikeli saydığı Hz. Hasan’ı zehirletmekten de çekinmedi. Muaviye, Ehli Beyte ve Hz. Ali yandaÅŸlarına her türlü eziyeti yaptırmış, camilerde Hz. Ali’ye lanet okutmuÅŸ ve kendisinden sonra oÄŸlu Yezid’in halife olmasını saÄŸlamak yoluna gitmiÅŸti. Hz. Hasan’ın zehirletilmesiyle Yezid’in önünde en büyük engel olarak Hz. Hüseyin bulunmaktaydı.

 

 

Yezid ilk iÅŸ olarak Medine Valisi ve akrabası Velid’e bir mektup yazarak, özellikle Hz. Hüseyin’in muhakkak kendisine uymasının saÄŸlanmasını, bunu reddederse öldürülmesini emrediyordu. DoÄŸal olarak Hz. Hüseyin’in Yezid gibi bir zalime itaat etmesi mümkün deÄŸildi. Hz. Hüseyin, Muhammed Hanefi’nin de tavsiyesiyle 4 Mayıs 680 gecesi, bütün aile fertlerini yanına alarak Mekke’ye gitti. Ayrıca, Hz. Hüseyin’in Yezid’e biat etmediÄŸini ve Mekke’ye gittiÄŸini öÄŸrenen Kûfeliler de Hz. Hüseyin’e elçiler göndererek Kûfe’ye davet ile kendisini halife olarak tanıyacaklarını bildirdiler. Bunun üzerine Hz. Hüseyin amcaoÄŸlu Müslim’i uygun bir ortam saÄŸlamak için Kûfe’ye gönderdiyse de Müslim Yezid’in adamlarınca yakalanarak idam edildi. Hz. Hüseyin Mekke’den Kûfe’ye doÄŸru yola çıktığı sırada Müslim öldürülmüÅŸtü.

 

 

Hz. Hüseyin ve beraberindekiler Kerbela’ya geldiklerinde hem susuz bırakılmış, hem de binlerce kiÅŸilik ordu tarafından sarılmış durumdaydılar. Yezid’in Kûfe valisi Ubeydullah, Hz. Hüseyin’in geri dönmek, Yezid’le görüÅŸmek veya islam sınırlarından birine gitmek isteklerinden hiçbirini kabul etmedi. Esasen onun görevi Yezid’in emrini yerine getirmek, yani Hz. Hüseyin’i öldürmekti. Çünkü biliyordu ki Hz. Hüseyin yaÅŸadığı sürece efendisi Yezid’e rahat yoktu. Sözde müslümanlardan oluÅŸan koskoca bir ordu iktidar uÄŸruna kendi dinlerini kuran Peygamberin torununu ve ailesini katletmeye kararlıydı.

 

 

Nihayet 10 Ekim 680 (Hicri 10 Muharrem 61) günü Hz. Hüseyin son hazırlıklarını yaptı ve Yezid’in ordusuna yaklaÅŸarak hitab etmek istediyse de, bu anlamlı konuÅŸma Yezid’in ordusunu pek etkilemedi. Çok dengesiz bir ÅŸekilde baÅŸlayan savaÅŸta Hz. Hüseyin’in 23 süvari ve 40 piyadeden oluÅŸan savaÅŸçıları öÄŸleden sonraya gelindiÄŸinde gittikçe azalmış bulunuyordu. Hz. Hüseyin de bu az sayıda insanla yaya olarak savaşıyordu. Sonunda Åžimr’in emriyle her yandan hücum edilerek Hz. Hüseyin ÅŸehid edildi.Sonra çadırlar yaÄŸma edildi, hasta olan İmam Zeynel Abidin de öldürülmek istendiyse de engellendi. Bu çirkin savaşın en küçük kurbanı ise daha altı aylık bir bebek olan Hz. Hüseyin’in oÄŸlu Ali Asgar’dı. Hz. Hüseyin tarafında ÅŸehid olanlar yetmiÅŸ iki kiÅŸi idi.

 

 

Kerbela olayı yüzyıllara damgasını vurmuÅŸ bir tarihsel olaydır. Bu olay o zamanki müslüman memleketleri halklarını o kadar etkiledi ki Emevi saltanatı kökünden sarsıldı. Kerbela Olayı İran ve Hicaz’da duyulunca halkta Emevilere karşı büyük bir kin oluÅŸtu ve isyan hareketleri baÅŸgösterdi. Yezid’in Mekke ve Medine’ye saldırması ise bardağı taşıran son damla oldu. Özet olarak , camilerde Hz. Ali’ye küfür ettirilmesi, önce Hz Hasan’ın daha sonra da Hz. Hüseyin ve ailesinin ki Peygamberin soyu onlardan devam ediyordu, acımasızca öldürülmeleri, Emevi Hanedanına karşı muhalif bir düÅŸünsel ve siyasal temeli olan bir harekete yolaçtı. Bu harekete Hz.Ali yandaÅŸlığı veya Alevilik demek mümkündür.

Tags: 2010 öğretmen atama sonuçları, asker, bebek, cami, ders, din, halk, insan, Irak, İran, ırk, istek, kağıt, kpss dersleri, kpss sonuçları, Performans Proje Ödevleri, SORU, Tarih, yaş, yeri

“Alevilik Nasıl DoÄŸdu?” için Bir cevap

  1. Zülküf diyor ki:

    evet çok haklısınız.
    Alevi deÄŸilim ama bu yorumlar doÄŸru.
    Bir de bırakalım kim ne isterse ona inansın.
    onun inancına müdahale etmek bizim sorunumuz olmamalıdır.
    onların özgürlüklerini kısıtlamamalıyız….
    herkesin inandığı deÄŸerlere saygı göstermeliyiz…
    bunu yaptığımız takdirde erdemli bir birey sıfatına layık oluruz.
    bırakalım onlar da ruhen yükseldiÄŸini duysun ki faziletli olsun…
    öyle değil mi?
    :L:L:L:L:L:L:L:L:L:L:L:L:L:L:L

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır