Gösterim: 125 defa | Yorum yok » | Kategori: Rehberlik
Ahlak Felsefesinin Konusu Ahlak Felsefesinin konusu insanın davranışları,yapıp etmeleridir.İnsanın yalnızca iradeli davranışları ahlak felsefesinin konusuna girer.İstenç dışı davranımlarla ahlak felsefesi ilgilenmez. Ahlak(Moralite): Bir toplumda uyulması gereken kurallar bütünüdür.Toplumdan topluma,kültürden kültüre, zamandan zamana deÄŸiÅŸiklikler gösterir. Göreceli ve özneldir. Bu anlamda” ahlak”deÄŸil “ahlaklar” vardır.Ahlak kuralları “iyi” ve “kötü” nün ne olduÄŸunu bildiÄŸini savlar ve buna göre iyinin yapılmasını kötünün yapılmamasını emreder.Yani kural koyucu (normatif) bir özellik gösterirler.Uyulmadığında yaptırımlara sahiptirler ve bireyleri kendisine uymaya zorlarlar. Etik(Ethic): Varolan ahlak(moralite) üzerine düÅŸünme,varolan ahlakı sorgulama etkinliÄŸidir.İnsanın ahlaka iliÅŸkin davranışlarının doÄŸurduÄŸu sorunları ele alan felsefe dalıdır.Etik her zaman,her yerde ve her koÅŸul altında geçerli olabilecek ahlak kuralları olup olmadığını sorgular.”İyi” ve “kötü”nün ne olduÄŸunu bir problem olarak ele alır ve dolayısıyla “ÅŸunu yap”,” bunu yapma” biçiminde kurallar koymaz.Yani normatif deÄŸildir.Ayrıca yaptırımlara da sahip deÄŸildirler. Kısacası “ahlak” bir toplumda kendisine uymaya zorlayan kurallar bütününü ifade ederken, “etik” varolan bu kuralları sorgulama etkinliÄŸini ifade etmektedir. B. AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI BİREY: ToplumsallaÅŸmış insan,toplum içerisinde yaÅŸayan insanı ifade eder.Her birey biyolojik bir organizma olmak zorundadır ama her biyolojik organizma olan insan birey olmayabilir. İYİ:İnsanın yapması gereken davranışlardır.Ahlakça deÄŸerli olandır. KÖTÜ:İnsanın yapmaması gereken davranışlardır. ÖZGÜRLÜK:Bireyin salt kendi iradesi ile “iyi” ve “kötü” olan davranışlardan birisini seçebilme gücüdür. ERDEM (FAZİLET):İnsanın eylemlerinde hep iyi olana yönelmesidir. SORUMLULUK:Bireyin iyi ya da kötü olanı özgürce seçmesinin getirdiÄŸi sonuçlardır. İnsanın kendi eylemlerinin ya da yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesidir. VİCDAN:Tutum ve eylemlerimizin ahlakça deÄŸerli olup olmadığını yargılama bilincidir. Bir çeÅŸit içsel mahkemedir.Bireyin iyi ya da kötü olanı seçmesini içsel bir muhasebeye tabi tutmasıdır. AHLAK YASASI:Uyulması ahlak açısından gereken,genel-geçer kurallardır. AHLAKİ KARAR:Ahlak kurallarına özgürce uymaktır. AHLAKİ EYLEM:Ahlaka uygun davranışı gerçekleÅŸtirmedir.Ahlaka uygun eylem davranış olarak dışa yansır. Eylemin dışa yansımayan yönü ise tutumdur. ÖRNEK:Derse geç gelen öÄŸrencinin öÄŸretmene gerekçeyi belirtirken doÄŸruyu söylemesi “İYİ”,yalan söylemesi “KÖTÜ”,bu davranışlardan birini seçmesi “ÖZGÜRLÜK”,DoÄŸru söylemeyi seçmesi “ERDEM” dir. C. AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI 1-Ahlaki eylemin amacı var mıdır?Varsa nedir? 2-Toplumca belirlenen,insana zorla kabul ettirilen eylem biçimleri gerçekten “iyi” midir? 3-İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür? 4-İnsanın doÄŸası ahlaklı olmasına elveriÅŸlimidir? 5-Tüm insanların ortaklaÅŸa benimseyebilecekleri evrensel ahlak yasaları var mıdır? D. AHLAK YARGISINI DİŞER YARGI TÜRLERİNDEN AYIRAN NİTELİKLER Bir iddiayı dile getiren söz dizisine yargı denir.Yargılar ikiye ayrılır; 1-Gerçeklik yargıları; Nesneler dünyasına iliÅŸkin yargılardır.KiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸmez nesneldir.”DoÄŸru” ve ya “yanlış” olurlar.Kanıtlanabilir ya da çürütülebilirler. 2-DeÄŸer yargıları; Bir gerçekliÄŸi deÄŸil, bir deÄŸerlendirmeyi içeren yargılardır,özneldir.KiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸir.DeÄŸer yargılarının alanı geniÅŸtir.Kanıtlanamaz ve çürütülemezler. *Mantık yargıları-“doÄŸru”,yanlış” *Sanat yargıları-“güzel”,”çirkin” *Din yargıları –“sevap”,”günah” *Ahlak yargıları-“iyi”,”kötü” ÅŸeklindedir. *Bilim yargıları herkes tarafından kabul edilir,din yargıları (o dine inana kiÅŸilerce kabul edilir ve kiÅŸilere göre) deÄŸiÅŸmez,ahlak yargıları deÄŸiÅŸir. ETİK’İN PROBLEMATİŞİ VE YAKLAÅžIMLAR *ÖZGÜRLÜK PROBLEMİ Ahlak konusunda bazı filozoflar,insanın özgür olduÄŸunu,bazı filozoflar özgür olmadığını savunur. 1- DETERMİNİZM : Özgür olmadığını savunanlar: (gerekircilik); deterministlere göre, insanın irade ve eylemleri içten ve dıştan gelen nedenlerle belirlenmiÅŸtir.Bireyin içinde bulunduÄŸu ÅŸartlar iradeyi belirler ve kiÅŸinin özgür karar vermesini engeller.Bu yüzden insan eylemlerinde özgür deÄŸildir. 2- İNDETERMİNİZM : Özgür olduÄŸunu savunanlar (gerekirci olmayanlar);indeterministlere göre,insan ahlaki eylemde tamamıyla özgürdür.İnsan kendini özgür hissettiÄŸi için toplumdaki ahlak yasalarına özgürce uyar.Bu görüÅŸlerden her ikisi de insan gerçekleri ile baÄŸdaÅŸmadıklarından üçüncü bir görüÅŸ ortaya çıkmıştır. 3-OTO-DETERMİNİZM: Oto-deterministler, iradeyi ve ahlaki eylemleri bir kiÅŸilik ürünü olarak görürler. İnsan bilgi birikimini zenginleÅŸtirerek, kiÅŸiliÄŸini geliÅŸtirerek ve aklını kullanarak özgürleÅŸmiÅŸtir. Sonuç olarak kiÅŸiliÄŸi geliÅŸmiÅŸ olanlar,geliÅŸmemiÅŸ olanlardan daha özgürdür. * EVRENSEL AHLAK YASASININ OLUP OLMADIÅžI PROBLEMİ a) HEDONİZM (HAZ AHLAKI) Kurucusu Aristippos’tur.O’na göre haz veren ÅŸey “iyi”,haz vermeyen “kötü”dür. İnsan sadece kendi yaÅŸadığı hazzı bilebilir.BaÅŸkalarının hazzını bilemez.Bu nedenle evrensel ahlak yasası yoktur. b) FAYDA AHLAKI: Bireye yarar saÄŸlayan davranış “iyi”,saÄŸlamayan “kötü”dür.Yararlı olan kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸtiÄŸi için evrensel ahlak yasası yoktur. c) EGOİZM (BENCİLLİK) Bencillik, baÅŸkalarını dikkate almadan sadece kendi çıkarını düÅŸünme anlamına gelir. İnsanın yalnızca kendi “ben”ine uygun olanı “iyi”nin ölçütü sayan düÅŸüncesidir.Hobbes’a göre, insanı yönlendiren ‘kendini sevme’ ve ‘kendini koruma’ içgüdüsüdür.Bu yaklaşıma göre evrensel ahlak yasası yoktur. d) ANARŞİZM BaÅŸta devlet olmak üzere tüm baskıcı kurumların ortadan kalkması gerektiÄŸini öne süren öÄŸretidir.Temsilcisi Max Stirner’dir. Evrensel ahlak yasasını reddeder.O tüm ahlaki deÄŸerlerin bir takım soyutlamalardan ibaret olduÄŸunu düÅŸünür. e) NİHİLİZM(HİÇCİLİK)-FRIEDRICH NIETZSCHE O’na göre yapılması gereken;insanlığı ahlaktan kurtarmaktır.İnsan doÄŸasına yaraÅŸan, güçlü, korkusuz, acımasız olmaktır. Oysa tüm ahlaklar insanın güdülerini köreltir, onu pasifliÄŸe yöneltir.Nietzche’ye göre; toplumda iki tür insan ve bunların oluÅŸturduÄŸu iki tür sosyal sınıf vardır. Birincisi Halk Sınıfı;sürü durumundadır Din ve ahlak kuralları bu sınıf için yeterlidir.İkincisi Seçkin Sınıf;Seçkin sınıfa yakışan ahlak, insanın doÄŸasına uygun olan, bireyci, bencil, acımasız ahlaktır. Amaç, ”üstün insan”a ulaÅŸmaktır. Üstün insan; sıradan,korkak,zayıflığı öÄŸütleyen vicdan ahlakından kurtulup “iktidara doÄŸru giden güç”ahlakına ulaÅŸmakla oluÅŸur. O’na göre “güç” en yüce iyi; yenilgi, kaybetmek,zayıflık ise kötüdür. İnsan için gerekli olan güçlü olmaktır. f) EXISTANSIYALIZM(VAROLUÅžÇULUK)-JEAN PAUL SARTRE İnsanın kendi varoluÅŸunu ancak özgürce davranarak gerçekleÅŸtirebileceÄŸini savunur.Ancak bu özgürlük sınırsız deÄŸil,sorumlulukla belirlenmiÅŸtir.Sartre’a göre insan insanlığını kendisi yapar,deÄŸerlerini kendisi yaratır,yolunu kendisi seçer.Bu nedenle seçiminde tek başınadır ve sorumluluklar da kendisinindir. EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIÅžINI KABUL EDEN GÖRÜÅžLER: a) AHLAK YASASINI ÖZNEL (SUBJEKTİF)TEMELDE AÇIKLAYANLAR Bu düÅŸünceyi savunanlara göre evrensel bir ahlak yasası vardır.Ancak bu yasa varlığını insandan,insanın özel dünyasından alır.İnsanın karşısına bir buyruk biçiminde çıkar.Dürüst ol,insanları sev,…. gibi. *J.S.Mill J.Bentham:Onlara göre insan doÄŸası gereÄŸi acıdan kaçınır hazza yönelir,mutluluÄŸa eriÅŸmek ister. Ancak kiÅŸinin mutluluÄŸu,çevresindeki insanların mutluluÄŸu ile iliÅŸkilidir.KiÅŸi mutluluÄŸu ancak üyesi bulunduÄŸu yarar saÄŸlayan ÅŸeyi yapmakla bulabilir. *J.Bentham’a göre “OlabildiÄŸince fazla sayıda insan için olabildiÄŸince yararlı davranışlar yap!…” ahlak yasasını karakterize ederken, J.St.Mill’e göre “Herkes için,tüm insanlık için,evrensel mutluluk için yararlı eylemlerde bulun!..”.ahlak yasasını karakterize etmektedir. * H.Bergson: O’na göre insan iyi ve kötüyü ancak sezgi ile kavrayabilir.İnsanın sezgisine uyarak yaptığı davranış “iyi”,sezgisine uymayan davranışı “kötü”dür.Bergson’daki ahlak anlayışı “Sezgilerinin sesine kulak ver ve ona uygun eylemlerde bulun!…” biçiminde özetlenebilir. ÖRN:BoÅŸ zamanımı müzik dinleyerek,eÄŸlenerek geçirebileceÄŸim gibi,yardıma ihtiyacı olan birisine yardım ederek de geçirebilirim.Ben içimden gelen sezgiye uyarak,eÄŸlenmekten vazgeçip yardım edersem ahlaki olanı (iyi) yapmış olurum. O’na göre zekanın oluÅŸturduÄŸu ahlak kapalı toplum ahlakıdır,yasakçıdır.Sezgi ahlakı ise;içinde sevgi ve özgürlüÄŸün olduÄŸu açık toplum ahlakıdır. AHLAK YASASINI NESNEL (OBJEKTİF)TEMELDE AÇIKLAYANLAR 1.SOKRATES Sokratese göre akıl ve onunla elde edilmiÅŸ bilgi her ÅŸeyin üstünde baÅŸlı başına bir erdemdir.O’na göre bilgili insan aynı zamanda erdemli insandır.Hiç kinse bilerek kötülük yapmaz.Kötülükle bilgisizlik aynı ve bir ÅŸeylerdir.İyi belirli bir amaca mutluluÄŸa hizmet der.Dolayısıyla hiç kimse isteyerek iyiden kaçmaz ;ancak bilmediÄŸinden kaçar..Ona göre kiÅŸi uruma göre davranarak ahlaklı olamaz.Durum ahlakı diye bir ÅŸey yoktur. KiÅŸinin her zaman e her yerde uyması gereken evrensel ilke ve evrensel ahlak vardır.Bunlara ancak akıl ve bilgi aracılığıyla ulaşılabilir. 2.PLATON Ona göre evren “gölgeler” ve idealar olmak üzere ikiye ayrılır.Nesnel varlıklar birer gölgedir çünkü sürekli deÄŸiÅŸmektedirler.Hiçbir kalıcılıkları bulunmamaktadır.Aslolan varlıklar idealardır ve her ideanın bir gölgesi bulunmaktadır.Nesnel varlıklar alanında iyi dediÄŸimiz ÅŸeylerin aslı “iyilik” ideasıdır.Ahlaklı olmak için bu ideaya akıl yoluyla ulaÅŸmamız gerekmektedir. 3.FARABİ Farabi’ye göre iki türlü varlık bulunmaktadır.Birincisi özü tözü bir olan, karşıtı olmayan, herhangi bir belirlenimi bulunmayan, kendi kendinin nedeni olan zorunlu varlık.Tanrı. İkincisi ise zorunlu varlığın var ettiÄŸi mümkün varlıklar.İnsan ve diÄŸer varlıklar.İyinin ne olduÄŸu “Zorunlu Varlık”ın sahip olduÄŸu etkin akıl tarafından bilindiÄŸi için, “mümkün varlık”, “ zorunlu varlık”ın etkin aklına kendi aklıyla ulaşıp bu evrensel ilkeleri öÄŸrenmelidir. 4.SPİNOZA Spinoza’ya göre evren “Makro Kozmos” ve” Mikro Kosmos” olarak ikiye ayrılmıştır.BaÅŸlangıçta bir olan bu iki evren, insanın duygu ve tutkularının esiri olması yüzünden ayrışmıştır.Neyin iyi neyin kötü olduÄŸu “makro kosmos”un doÄŸasında belli ve gizlidir.”Mikro kosmos” olarak insan duygu ve tutkularının esiri olmaktan kurtularak “makro kosmos”un doÄŸasına geri dönüp bu evrensel ilkelere sahip olmalıdır. 5.KANT Kant insan eyleminin amacının ne mutluluk ne de yarar olabileceÄŸini söylemiÅŸtir.Ona göre insan Teorik Akıl ve Pratik Akıl olmak üzere iki ayrı akla sahiptir.Teorik akıl insanı duyusal dünyanın bilgisine ulaÅŸtıran Fenomenler aleminin bilgisini edindiÄŸimiz aklımızdır.Öte yandan Pratik akıl ise numenler aleminin bilgisine ulaÅŸtıran aklımızdır. Kant’a göre insan pratik aklı aracılığıyla kendisine ödev edindiÄŸi bir takım ilkelere sahip olmalı ve ne pahasına olursa olsun bu ilkelere uygun davranmalıdır.Ancak o zaman ahlaklı olabilir. ÖrneÄŸin: DoÄŸru söyle!…(Güç durumda kalmamak için deÄŸil,ne olursa olsun,zarar görsen de,acı çeksen de, hatta hayatına mal olacak olsa da) Kant’ın ödev ahlakının belli baÅŸlı ilkeleri ÅŸunlardır: 1.Öyle davran ki;eylemine ölçü olarak aldığın ilkeyi herkes için geçerli bir yasa olarak isteyebilesin!… 2.Öyle davran ki,eylemlerinde insan basit bir araç deÄŸil baÅŸlı başına bir amaç olarak ortaya çıksın!. 3.Öyle davran ki;insan istenci kendisini bir yasa koyucu gibi hissetsin!…(Yani herkes kendi kendinin yargıcı olsun!…)EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIÅžINI KABUL ETMEYEN GÖRÜÅžLER





