Gösterim: 96 defa | Yorum yok » | Kategori: Performans Proje Ödevleri
AÄŸaç Oymacılığı AÄŸaç Oymacılığının Tarihçesi Osmanlı devri ahÅŸap iÅŸlerin temelini selçuklu ahÅŸap iÅŸleri oluÅŸturur. 12 ve 13’üncü yüzyılda kullanılan birçok motif ve teknikler erken osmanlı devrinde önemli rol oynamıştır. Selçuklu ahÅŸap iÅŸleri, oyma ve ÅŸebekeli (kafes) oyma teknikleri ile yapılmış olup, bunlar aslında dini yapıtlar için hazırlanmış olduÄŸundan bezemede geometrik ve bitkisel elemanlara ön planda yer verilmiÅŸtir. Bezeme arka planda kalan zemin üzerine kabartma olarak yapılmış ve özellikle rumili sular asıl kompozisyonu meydana getirmiÅŸtir. Bütünüyle bezemesel nitelikte olan rumili sular, iç içe girift bir manzara göstermekle beraber çok ender olarak bazıları içerisinde insan ve hayvan figürleri yer almıştır. Osmanlı devri aÄŸaç iÅŸçiliÄŸinde 15.yüzyıla kadar, erken osmanlı devri egemen olmuÅŸsa da bundan sonraki yıllarda bazı yeni teknik ve bezemelerle daha baÅŸka karakterde eserler meydana getirilmiÅŸtir. Selçukluların kullandığı oyma ve ÅŸebekeli (kafesli) oymadan baÅŸka geçme (kündekari) geniÅŸ ölçüde kullanılmıştır. Sedef, baÄŸa, fildiÅŸi ve hatta altın, gümüÅŸ gibi gereçlerin eklenmesiyle daha zengin ve deÄŸiÅŸik biçimde ahÅŸap iÅŸleri oluÅŸturulmuÅŸtur. Selçuklular devrinden miras kalan aÄŸaç oymacılık, kakma ve kaplama teknikleri de zenginleÅŸtirilmiÅŸ, çiçekli üslup palmet ve teknik bir zorlamadan gelen geometrik motifler, devrin ahÅŸap iÅŸçiliÄŸinin özelliklerini oluÅŸturmuÅŸtur. FildiÅŸi kaplamalı eserlerde palmet motifleri yanında yazıda önemli bir unsur olarak kullanılmıştır. Osmanlı aÄŸaç iÅŸçiliÄŸinin en önemli özelliÄŸi kuÅŸkusuz oyma tekniÄŸi yanında geçmenin de kullanılmasıdır. Bu devirde kapılar, pencereler ve dolap kapakları geçme, rahle çekmece ve Kur-an muhafazaları ile kakma olarak yapılmaya baÅŸlanmıştır. Anadolu ahÅŸap iÅŸçiliÄŸinde çok yaygın deÄŸildir. Avrasya el sanatı kökenli olan ve Orta Asya İskit ahÅŸap ,metal ,kemik iÅŸçiliÄŸinde geliÅŸen bu teknik BaÄŸdat’ın kuzeyinde Samarra’daki Türk askerleri kanalıyla 9.yüzyıl Abbasi alçı ve ahÅŸap iÅŸçiliÄŸinde, 11.yy Gazne mermer ve ahÅŸap iÅŸçiliÄŸinde girerek İslam sanatına mal olmuÅŸtur. İran bölgesi Büyük Selçuklu alçı ve Anadolu taÅŸ iÅŸçiliÄŸinde etken örneklerde , stilize yarım palmet motifleriyle dikkatimizi çeker. Bu teknikte röliyefli yüzeyler derine birbirini kesen eÄŸri yüzeylerle iner. Malatya Ulu (13.yy Ankara Etnografya Müzesi). Harput Sarehatun (12.yy) mimberlerinin yan aynalıklarında eÄŸri kesim yüzeyler dikkati geçer. Sivrihisar Ulu camii’nin ilk yapılış devrine (1226) ait olduÄŸunu söyleyebileceÄŸimiz bazı ahÅŸap sütunlarının üzerinde Orta Asya kökenli, çadır süslerini hatırlatan ahÅŸap kabartmalarda eÄŸri kesim tekniÄŸi dikkati çeker, (Konya’daki İnce Minareli Medrese’nin 1261) kapı kanatlarında gördüÄŸümüz düzgün onikigenler geçmesi ile rumili bitki tenziyatının kaynaÅŸtırıldığı kompozisyon Ermenek Ak Mescit (1300)’e ait kapı kanatlarında dört kollu yıldız ve sekizgenler kompozisyonu ince bir yiv halinde fakat, Ürgüp Damse köyünde bulunan TaÅŸkın PaÅŸa Camii (13.yy)’ın kapı kanadında biraz daha enli ve düz sırtlı ÅŸeritler halindedir. Kompozisyon düzeni ise düzgün sekizgenleri birleÅŸtiren altıgen kartuÅŸlarla bunları dik eksenlerde kesen kırık çizgi sistemlerinden geliÅŸir. Geometrik hatların ince yivler halinde çiziklendiÄŸi diÄŸer bir örnek Ak Mescitten hemen sonraya tarihlenen ve yine Ermenek’ deki Ulu Camii (1302)’ye ait kapı kanatlarıdır. Henüz ince iÅŸlerinin tamamlanamadığı orta madalyonlar hariç tutulursa, alt ve üst yatay panoları gerek yıldız gerek yıldız- sekizgen kompozisyonu, gerekse oyma tarzı bakımından tamamıyla Ak Mescit kapı kanatlarına uyar. Aynı geometrik örnekler ve yivleme tarzı Ermenek Sipas Camii (1371)’e ait kapı kanatlarında yüzyılın sonuna kadar sürer. Bütün bu örnekler Konya çevresinde 13. yüzyılın ortalarından 14. yüzyılın sonuna kadar süren belirli bir kompozisyon anlayışı olduÄŸuna tanıklık eder. AhÅŸap yüzey, bir veya birkaç levhanın yanına getirilmiÅŸ olup bunun üzerine bir veya birkaç ince yiv halinde iÅŸlenen yıldız çokgen kompozisyonu bütün yüzeyi belirli geometrik bölmelere ayırmaktadır. Bölmelerin içi ise rumi ve palmetle dolgulanırken bazen bir kitabede kompozisyona katılmaktadır. Hiçbir örnekte oyma derinliÄŸi 1 cm’yi geçmez. Bu teknik daha derin oymalarla kündekari tekniÄŸini taklit eden örneklerle verilmiÅŸtir. DivriÄŸi Ulu Camii (1241) minber ve pencere kepenklerinde gördüÄŸümüz teknik gibi Konya grubu eserlerinde gördüÄŸümüz sathi kompozisyonlar DivriÄŸi minberinde düz sırtlı, geniÅŸ ÅŸeritler halini alır. Bölmeleri dolgulayan bitki örneklerinin incelenmesi geometrik etkiyi büsbütün kuvvetlendirmektedir. Pencere kepenklerinde iki derin ve ortada bir ince yivle belirtilen ÅŸeritle kündekari tekniÄŸinin çatma çıtalarına iyice yaklaÅŸmaktadır. Oniki veya sekiz kollu yıldızların bölmeleri arasına yerleÅŸen rozet biçimi kabartılar daha sonraki Osmanlı ahÅŸap kepenklerinde göreceÄŸimiz zengin kabartmaların müjdecisi gibidir. SeydiÅŸehir’deki Seyit Hatun Kümbeti (1320)’nin ahÅŸap kapı kenarları kısa bir zaman sonra oyma tekniÄŸinin ulaÅŸtığı deÄŸiÅŸik bir kompozisyon kesitiyle dikkati çeker.
AÄŸaç oymacılığı, aÄŸaç üzerine çizilen bir ÅŸekli, özel olarak hazırlanmış olan kesici aletlerle lüzumsuz yerlerini çıkarttıktan sonra ÅŸekillendirme sanatıdır.
Önceleri ahÅŸap, teknik amaçlarla mimaride kullanılmıştır. Sonraları görünen aÄŸaç kısımları süslenerek oyma tavanlar, sütunlar, baÅŸlıklar, kapı, pencere ve dolap kapakları yapılmıştır. Mimariden ayrı olarak camilerde yer alan ahÅŸap eserlerden minber, mihrap, kürsü, rahle ve çekmecelerde de ahÅŸap süslemeler sıka görülmektedir.





