Gösterim: 80 defa | Yorum yok » | Kategori: Tarih
A.B.D. BAÅžKANI WILSON’UN BARIÅž BİLDİRİSİ 1918 yılının başında tüm uluslarda savaÅŸa karşı bıkkınlık ve barış özlemleri açıkça görülüyordu. Milyonlarca insan ölmüş, açlık ve sefalet tüm Avrupa’yı etkilemiÅŸti. l918 yılının başında ise hangi tarafın kazandığı kesin belli olmamakla beraber, savaÅŸ uzadıkça İtilaf Devletleri’nin kazanacağı görülüyordu. 1917 yılında Almanya ve Avusturya’nın barış giriÅŸimleri ile İtilaf Devletleri’nin barış koÅŸullarını ağırlaÅŸtırmak istemeleri yüzünden baÅŸarılamamıştı. İşte bu ortam içerisinde BaÅŸkan Wilson, gelecek barışın esaslarını saptayan "14 Nokta" sını açıkladı. 8 Ocak 1918′de Kongre’ye gönderdiÄŸi mesajda barışın ve ondan sonra dünya da demokrasinin ve küçük milletlerin bağımsızlığının esaslarını saptamaya çalışıyordu. BaÅŸkan Wilson’un bu çabalarından haberi olan Fransa BaÅŸbakanı ve DışiÅŸleri Bakanı 27 Aralık 1917′de Fransa’nın savaÅŸ amaçlarını açıklarken, Fransa’nın istila amacı gütmediÄŸini, kul hayatı yaÅŸayan doÄŸu halklarına kendi kaderlerini kararlaÅŸtırmak hakkını verecek "uluslar prensibi" için savaÅŸtıklarını belirtiyorlardı. İngiltere BaÅŸbakanı Lloyd George ise 5 ocak 1918′de yaptığı konuÅŸmada, Türklerin baÅŸkentinde gözleri, Türk halkına dayanan bir Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun varlığına karşı olmadıklarını belirtti. Böylece hem Wilson tatmin edildi hem de İttifak Devletleri kamuoyu savaÅŸtan çıkmak isteyeceklerdi. Daha sonra eklenenlerle birlikte 27′ye ulaÅŸan bu noktalar, 11 Åžubat’ta Wilson’un bir konuÅŸmasında, devletlerin yeni topraklar kazanamayacakları, savaÅŸ tazminatı alınamayacağını açıklanmasıyla özet olarak ÅŸu esasları belirliyordu: 1- Barış antlaÅŸmaları açık olacak, gelecek uluslararası antlaÅŸmaların açık olması. 2- Karasuları dışında, savaÅŸ ve barışta denizlerde mutlak serbesti bulunması. 3- Uluslararası bütün ekonomik engeller kaldırılacak ve eÅŸitlik saÄŸlanması. 4- Ülkelerin silahlanmayı bırakıp, yalnızca iç güvenlikleri seviyesine indirilmesi için karşılıklı garanti verilmesi. 5- Sömürgeler üzerindeki isteklerin serbestçe ve tam yansızlıkla incelenerek, bu bölgeler halkının çıkarların göz önünde tutularak sonuca baÄŸlanması. 6- İşgal edilmiÅŸ Rus toprakları boÅŸaltılacak ve Rusya’ya kendi geliÅŸmesini saÄŸlamak için her çeÅŸit imkan verilmesi. 7- Belçika’nın egemenlik haklarına dokunulmaksızın, boÅŸaltılıp yeniden kurulması. 8- İşgal edilen Fransız topraklarının boÅŸaltılıp, Almanya’nın 1871 yılında Alsas-Loren’i almakla yaptığı hatanın düzeltilmesi, yani bu toprakların tekrar Fransa’ya geri verilmesi ve barışın garanti altına alınması. 9- İtalyan sınırlarının ulusal esaslara göre düzeltilmesi. 10- Romanya, Sırbistan, KaradaÄŸ topraklarının boÅŸaltılması Sırbistan’a denizden serbest bir kapı verilmesi Balkan Devletleri’nin iliÅŸkilerinin ulusallık bakımından, tarihsel esaslara göre dostça düzenlenmesi, Balkan Devletleri’nin siyasal ve ekonomik bağımsızlıkları ve sınırlarının dokunulmazlığı için uluslararası garantiler verilmesi. 11-Osmanlı İmparatorluÄŸu’nda Türklerin oturdukları bölgelerin bağımsızlığının saÄŸlanması. Türk egemenliÄŸi altında bulunan diÄŸer uluslara da özerk bir geliÅŸme için tam ve engelsiz bir fırsatın saÄŸlanması. BoÄŸazların uluslararası garanti altında bütün devletlerin ticaret gemilerine açılması. 12-Denizden bir kapısı bulunan bağımsız bir Polonya kurulması. 13-Büyük ve küçük ulusların siyasal bir bağımsızlıklarının ve toprak bütünlüklerinin karşılıklı güvenliÄŸinin garanti altına alınması amacı ile bir millet teÅŸkilatı kurmak. Bu bildirinin yayınlanmasında Wilson’un insanlık ve barış inancının bulunduÄŸunu kabul etmekle beraber, açıklamanın yeterli olamayacağını belirtmek gerekir. Rusya’nın Almanya ile ayrı bir barış yapma hazırlıkları içinde olduÄŸunu gören Wilson, Rusya’nın bu isteÄŸinden vazgeçeceÄŸini umuyordu. Çünkü Rusya’nın savaÅŸtan ayrılması Almanya’nın DoÄŸu Cephesi’ni boÅŸaltacak ve buradaki kuvvetlerini aktaracak ve İtilaf Devletleri’nin iÅŸini zorlaÅŸtıracaktı. Lenin’in "Ulusların kendi kaderini tayin etmeleri" sloganına karşı, Wi1son ulusların demokrasilere özgü olarak kendi kaderlerini ve bağımsızlıklarını saÄŸlamaları garantisi için Milletler Cemiyeti kurulmasını getiriyordu. Bunlardan da önemlisi bu bildirinin arkasında yatan baÅŸka bir gerçek daha vardı. A.B.D. 20 .y.y da emperyalist bir aÅŸamaya eriÅŸmiÅŸ ve deniz aşırı ticaret yapmak için olanakların kısıtlanmış olduÄŸunu görmüştü. Çünkü dünyanın 2/3 ü İngiliz, Fransız ve diÄŸer devletlerin sömürgesi halinde idi. Sömürgelerde ticaret yapma olanakları kısıtlıydı. EÄŸer sömürgecilik yıkılırsa, bunun yıkılışını saÄŸlayan A.B.D. bu sayede dünya ticaretine kolaylıkla ağırlığını koyabilecekti. Gerçekten de dünyada sömürgeciliÄŸin yıkılışının teorisini Wilson ilan etmiÅŸ, uygulamasını da Türkiye göstermiÅŸtir. Bildirinin etkisi özellikle İttifak bloÄŸunda görüldü. "Wilson Bildirisi" esaslarına dayanarak barış yapılacağına göre yenilenler fazla bir ÅŸey kaybetmeyeceklerdi. Bu sebeple yıpranmış olan Avrupa kamuoyunda barış eÄŸilimleri görülmeye baÅŸladı. Bildiri Orta DoÄŸu’da Türk kamuoyunda olduÄŸu kadar Ermeni, Rum ve Araplar üzerinde de etki yaptı. İtilaf Devletleri’nin verdikleri söze ve Wilson Prensipleri’ne göre kendilerine bağımsız devlet kurma hakkı tanıyacaklarına inanıyorlardı. Gerçekte İngiltere ve Fransa bu programı benimsememiÅŸlerdi. Fakat BaÅŸkan Wilson’a karşı sayılacak açıklamalardan da kaçındılar. Savaşın kendi lehlerine geliÅŸtiÄŸini gören bu iki ülke, yengiyle çıktıktan sonra savaşın nimetlerinden de yararlanmayı düşünüyorlardı. Almanya ve Avusturya kamuoylarında ise bu on dört nokta "adalete uygun sürekli bir barışın" sembolü olarak karşılandı. Barışın saÄŸlanmasında Almanya, Avusturya, Osmanlı İmparatorluÄŸu, Bulgaristan bloÄŸu üzerindeki etkisi bir süre kendini gösterdi. A.B.D. aracılığı ile barış yollarını aramaya baÅŸladılar.




