Gösterim: 58 defa | Yorum yok » | Kategori: Belirli Gün ve Haftalar
ÇANAKKALE ZAFERİ Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin deÄŸil yakın dünya tarihinin en önemli savaÅŸlarından biridir. Çanakkale BoÄŸazı’nı savaÅŸ gemileriyle zorlayarak aÅŸma, böylece İstanbul’a kavuÅŸma isteÄŸi Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir. CephaneliÄŸimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz ÅŸehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boÄŸazı geçmeye kalktılar. 24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı BoÄŸaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateÅŸ yaÄŸdırmaya baÅŸladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aÅŸarak BoÄŸaz’a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on’u ve erlerimizden yirmi dördü ÅŸehit düştü. 19 Åžubat 1915 günü düşman savaÅŸ gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana giriÅŸti. BoÄŸaz’a iyice sokuldular. Tabyalarımız akÅŸama doÄŸru düşman savaÅŸ gemilerine karşılık verdi. ErtuÄŸrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateÅŸ karşısında düşman oldukça bocaladı. İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaÅŸamıyordu. Lodos fırtınasını baÅŸarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanÂmayla BoÄŸaz’a saldıracağını, yakında İstanbul’da olacağını Londra’ya bildirdi. Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boÄŸaz’a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereÄŸi Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, BoÄŸaz’a on birinci hat olarak döşendi. BoÄŸaz’daki mayın sayısı on bir hat olarak 400′ü aÅŸmıştı. 18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaÅŸ gemilerinden oluÅŸan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale BoÄŸazı’na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluÅŸturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaÅŸ gemileri bulunuyordu. İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaÅŸ gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaÅŸ gemilerinden oluÅŸuyordu. İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak BoÄŸaz’ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaÅŸ gemileri ÅŸiddetli bir ateÅŸe baÅŸladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları ÅŸiddetli bir ateÅŸe tutuldu. BoÄŸazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateÅŸi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos’a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara ÅŸiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateÅŸe baÅŸlamıştı. Mesudiye üzerine ateÅŸ açılınca Hamidiye onun yardımına koÅŸtu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateÅŸ yaÄŸdırmaya baÅŸladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor: «İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuÅŸlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunÂları arasında yavaÅŸ yavaÅŸ hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateÅŸ eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.» Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaÅŸ gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiÅŸ patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaÅŸ gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediÄŸi mayınlar görevlerini yapmışlardı. BoÄŸazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren’e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin niÅŸancıları ateÅŸ açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor. «Saat 13.45′de Suffren’in az gerisindeki Bouvet müthiÅŸ bir patlaÂmayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.» Türk tabyaları, BoÄŸaz’ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateÅŸ ettiler. Bu arada düşman BoÄŸazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boÄŸaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateÅŸ açtılar. Açılan ateÅŸ yaÄŸmur gibi yaÄŸmaya baÅŸlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaÅŸ gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale BoÄŸazı’nı denizden aÅŸamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale BoÄŸazı’nın geçilemeyeceÄŸini öğrendiler. İtilaf devletleri Çanakkale BoÄŸazı’nın savaÅŸ gemileri ile aÅŸamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaÅŸları baÅŸlıÂyordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceÄŸi tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir’den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceÄŸi görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders’in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleÅŸtirildi. Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal’in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen’de Conkbayır’da, savaÅŸtı. Cephanesi biten askerlere: — Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ; — «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize baÅŸka kuvvetler ve baÅŸka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı baÅŸlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Åžehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır’a doÄŸru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı’nda düşmanın attığı ÅŸarapnel misketi Mustafa Kemal’in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir ÅŸey olmadı. Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük baÅŸarılar kazandı. Düşman ÅŸaÅŸkına döndü, bozguna uÄŸradı. Çanakkale kara savaÅŸlarının en önemli cepheleri; Kumkale, BeÅŸike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar’dır. 19 – 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 – 9 Ocak’ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boÅŸaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleÅŸik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uÄŸrayarak çekip gitti. Çanakkale savaÅŸlarında 250 binin üzerinde askerimiz ÅŸehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir. Çanakkale savaÅŸlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal’in baÅŸarısı ilerde baÅŸlayacak Ulusal KurtuluÅŸ Savaşı’mızın kaynağı oldu. Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaÅŸlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal KurtuluÅŸ Savaşımız kutsal destan savaÅŸlara birer örnektir. ÇANAKKALE ZAFERİ – ŞİİRLER ÇANAKKALE DESTANI Yıl 1915 18′indeyiz Martın. Kendine gel biraz! Pek tekin deÄŸildi Çanakkale‘nin suyu, Geçilmez bu boÄŸaz… Geçilmez bu boÄŸaz… Bizi Ne topun yıldırır, Ne kurÅŸunun. Çünkü artık BaÅŸladı cengimiz. Er meydanında bulunmaz dengimiz… Sen misin Mustafa Kemal’im ileri diyen? İşte fırladık siperden. Sırtına yüklenmiÅŸ kahraman Seyit 276 kiloluk mermiyi, KoÅŸuyor bataryasına ateÅŸler içinden. Bu mermi denizlere gömecek Elizabet’i Buvet’i… Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor, Denizler yanıyor, DaÄŸlar yanıyor. Zafer bizimdir artık Düşman zırhlıları batıyor… Türk’üm, Muzaffer olarak doÄŸmuÅŸuz bir kere. Bir karış toprak uÄŸruna Kimimiz ÅŸehit oluruz. Kimimiz gazi. Hiç deÄŸiÅŸmez bu yazı. Dünyada her yer geçilir belki Lâkin geçilmez Çanakkale BoÄŸazı.. Fahri ERSAVAÅž BİR YOLCUYA Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. EÄŸil de kulak ver, bu sessiz yığın Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda İstiklal uÄŸrunda, namus yolunda Can veren Mehmet’in yattığı yerdir. Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele, Mehmed’in düşmanı boÄŸduÄŸu sele Mübarek kanının akıttığı yerdir. Düşün ki, haÅŸr olan kan, kemik eti Yaptığı bu tümsek, amansız çetin Bir harbin sonunda bütün milletin Hürriyet zevkini tattığı yerdir. Necmettin Halil ONAN ÇANAKKALE ÅžEHİTLERİ Bomba ÅŸimÅŸekleri beyninden inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, O ne müthiÅŸ tipidir, savrulur enkazı beÅŸer. BoÅŸanır sırtlara, vadilere, saÄŸnak saÄŸnak. Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uÄŸruna yarap ne güneÅŸler batıyor. Ey bu topraklar için topraÄŸa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı deÄŸer. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın. Mehmet Akif ERSOY ÇANAKKALE ZAFERİ – KONUÅžMA SEVGİLİ ARKADAÅžLAR! Çanakkale SavaÅŸları, yüzyılımızın en büyük savaÅŸlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale BoÄŸazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale BoÄŸazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin ÅŸehit olduÄŸu bu savaÅŸlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmiÅŸlerdir. Çanakkale SavaÅŸlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale SavaÅŸlarını anmaktayız. Çanakkale BoÄŸazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914’de boÄŸazın iki yakasındaki birliklerimize ateÅŸ açtılar. Birliklerimizin karşı ateÅŸi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Åžubat 1915’de düşman donanması kesin hücuma baÅŸladı. Osmanlı ordusunun karşı ateÅŸi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915’de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha baÅŸlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı. Çanakkale BoÄŸazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diÄŸer bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya baÅŸladılar. Kara savaÅŸları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiÅŸtir. 6-7 AÄŸustos 1915 gecesi Anafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındaki birliÄŸimiz durdurmuÅŸtur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca ÅŸiddetli kara savaÅŸları olmuÅŸtur. Sevgili arkadaÅŸlar! Çanakkale SavaÅŸları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniÅŸ ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaÅŸadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir. Allah bizlere, bir daha böyle bir savaÅŸ göstermesin! (Ev ve Sınıf Etkinlikleri Antolojisi Kitabı) ÇANAKKALE ZAFERİ – GÜZEL SÖZLER Zafer, «zafer benimdir» diyebilenindir. Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez. Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliÄŸi ile ölçülür. Zafer, barışın en kısa yoludur.
1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın baÅŸlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleÅŸtirme fırsatının doÄŸduÄŸuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa iÅŸbirliÄŸi yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada’dan BoÄŸaz’ın aÄŸzına doÄŸru yaklaÅŸtılar. Buradan istihkamlarımıza doÄŸru ateÅŸ açtılar, İngilizler Seddülbahir ve ErtuÄŸrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler.





